Playlist
  • Güvenlik başlangıç paketi mi istiyorsun?

    Seçilmiş basit adımlarla en başından başla.

    Nerede yaşarsak yaşayalım ya da ne yaparsak yapalım, gözetim hepimizi etkiliyor. Bazılarımız direkt olarak etkileniyor, diğerleriyse sadece iletişimlerini ve verilerini casusluğa karşı korumak için neler yapabileceklerini bilmek istiyor. Bu tanıtıcı playlist sizlere kişisel riskinizi nasıl belirleyebileceğinizi keşfetmenize, en değer verdiğiniz iletişimlerinizi ve bilgilerinizi korumayı öğrenmenize, ve gizliliğinizi güçlendirecek araçları günlük rutininize dahil etmeyi düşünmenize yardımcı olacak.

  • Araçlarınızı Seçmek

    Dijital araçların tümü, ister donanım, ister yazılım olsun, güvenli olmalıdır. Yani bu araçlar sizi gözetime karşı korumalı ve cihazınızın başkaları tarafından kontrol edilmesini durdurmalıdır. Maalesef, şu an için durum böyle değil. Birçok dijital aktivite için, özel güvenlik özellikleri sağlayan ayrı programlara ya da ekipmanlara ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu rehberde kullandığımız örnekler, PGP gibi mesajlarınızı veya dosyalarınızı şifrelemenize olanak sağlayan yazılımları içerir.

    Ancak güvenli programlar ya da donanımlar sunan birçok şirket veya web sitesi olduğu gerçeğini gözönüne alırsak, sizin için doğru olan yolu nasıl seçeceksiniz?

    Güvenlik Satın Alınan Bir Şey Değil, Bir Süreçtir Anchor link

    Kullandığınız yazılımı değiştirmeden ya da yeni araçlar satın almadan önce unutmamanız gereken ilk şey, hiçbir aracın sizi gözetime karşı tamamen koruyamayacağıdır. Şifreleme yazılımı kullanmak, genellikle başkalarının haberleşmelerinizi izlemesini ya da bilgisayarınızdaki dosyaları araştırmasını zorlaştırır. Ancak dijital güvenliğinize karşı yapılan saldırılar, her zaman güvenlik uygulamalarınızın en zayıf noktasını arar. Yeni bir güvenli araç kullandığınızda, bu aracı kullanmanın başkasının sizi hedef alırken kullanabileceği diğer yolları etkileyip etkilemediğini düşünmelisiniz. Örnek olarak, telefonunuzun gizliliğinin ihlal edilmiş olabileceği ihtimaline karşı, bir kişiyle konuşmak için güvenli bir mesajlaşma programı kullanmaya karar verirseniz, bu programı kullandığınız gerçeği düşmanınıza gizli bilgiler hakkında konuştuğunuza dair bir ipucu verir mi?

    İkinci olarak, tehdit modellemenizi hatırlayın. Eğer karşılaşabileceğiniz en büyük tehdit, internet gözetim araçlarına sahip olmayan özel bir detektifin sizi fiziksel bir şekilde takip etmesi ise, NSA'e karşı etkili olduğunu iddia eden pahalı bir şifreli telefon sistemi satın almanıza gerek yoktur. Alternatif olarak, şifreleme araçları kullandıkları için muhalif görüşlü insanları düzenli olarak hapse atan bir devletle karşı karşıyaysanız, dizüstü bilgisayarınızda şifreleme yazılımları kullandığınıza dair ipucu bırakmak yerine, daha önceden belirlenmiş bir dizi kelime kodlarını kullanmak gibi daha basit hilelere başvurmanız daha mantıklı olabilir.

    Tüm bunları gözönünde bulundurduğunuzda, bir aracı indirmeden, satın almadan ya da kullanmadan önce sorabileceğiniz bazı sorular şunlardır:

    Uygulama Ne Kadar Şeffaf? Anchor link

    Her ne kadar dijital güvenlik genellikle sır tutmakla alakalı olsa da, açıklık ve şeffaflığın daha güvenli araçlara yol açtığına dair güvenlik araştırmacıları arasında güçlü bir inanç vardır.

    Dijital güvenlik toplulukları tarafından kullanılan ve tavsiye edilen yazılımların büyük çoğunluğu ücretsiz ve açık kaynak kodludur. Yani yazılımları tanımlayan bu kod, herkesin inceleyebilmesi, modifiye edebilmesi ve paylaşabilmesi için halka açılmıştır. Programlarının nasıl çalıştığıyla alakalı şeffaf olan geliştiriciler, bu şekilde programlarındaki güvenlik açıklarını araştırmaları ve programlarını geliştirmeleri için başkalarını davet eder.

    Açık kaynak kodlu yazılımlar daha iyi güvenlik için bir fırsat sunar ancak güvenliği garanti etmez. Açık kaynak kodlu yazılımların avantajı, kodu kontrol edebilecek teknoloji uzmanlarının oluşturduğu topluluklara bağlıdır ancak bu seviyeye erişmek küçük çaplı projeler için zor olabilir (aynı şey popüler, karmaşık projeler için de geçerli olabilir). Bir aracı kullanmayı düşündüğünüzde, bu aracın kaynak kodunun mevcut olup olmadığını kontrol edin ve kodun güvenliğinin bağımsız bir güvenlik denetiminden geçtiğine emin olun. Yazılımlar ve donanımlar, başkalarının kontrol edebilmesi için en azından nasıl çalıştıklarını tarif eden detaylı teknik açıklamalara sahip olmalıdır.

    Uygulamanın Yaratıcıları, Uygulamanın Avantajları ve Dezavantajları Hakkında Dürüstler mi? Anchor link

    Hiçbir yazılım ya da donanım tamamen güvenli değildir. Ürünlerinin limitasyonları hakkında dürüst olan yaratıcılar ya da satıcılar, uygulamalarının sizin için doğru olup olmadığıyla alakalı size genelde daha iyi fikir verirler.

    "Askeri düzey" ya da "NSA'e karşı güvenli" gibi genel açıklamalara güvenmeyin. Bu tarz açıklamalar hiçbir şey ifade etmez ve geliştiricilerin ürünlerinde gereğinden fazla güvendiklerini ya da ürünlerindeki muhtemel hataları düşünmek istemediklerini gösterir.

    Saldırganlar araçların güvenliğini kırmak için sürekli yeni yollar bulmaya çalıştığından, yazılımlar ve donanımlar açıklarını kapatmak için sıklıkla güncellenmeye ihtiyaç duyarlar. Araçların yaratıcıları bu güncellemeleri kötü reklam ya da problemleri düzeltecek gerekli altyapının yerinde olmaması korkusuyla yapmazlarsa, bu büyük bir problem yaratabilir.

    Geleceği öngöremezsiniz, ancak araç yaratıcılarının geçmişteki aktiviteleri, gelecekte nasıl hareket edeceklerine dair iyi bir göstergedir. Eğer aracın web sitesi geçmişteki sorunları listeliyorsa ve düzenli göncellemelere ve bilgilere bağlantı vermişse (yazılımın en son ne zaman güncellendiği gibi), aracın yaratıcılarının bu hizmeti gelecekte de sağlayacakları konusunda daha rahat olabilirsiniz.

    Yaratıcılar Tehlike Altındaysa Ne Olur? Anchor link

    Güvenli yazılım ve donanım üretenler, bu araçları üretirken, kendileri için (aynen sizin gibi) net bir tehdit modeli belirlemelidirler. En iyi yaratıcılar, ürettikleri araçların sizi ne gibi saldırılara karşı koruyabileceğini sağladıkları dökümanlarda belirtirler.

    Ancak üreticilerin düşünmek bile istemediği bir saldırgan vardır: ya kendileri tehlike altındaysa veya kendi kullanıcılarına saldırmaya karar verirlerse? Örnek olarak, bir mahkeme ya da bir devlet, bir şirketi kişisel bilgileri vermeye ya da hizmet olarak sunduğu araçlarındaki korumaları ortadan kaldıracak bir "arka kapı" yaratmaya zorlayabilir. Bu tarz durumlarda yaratıcıların hizmet verdiği ülkenin hukuki yetki alanlarını değelerlendirebilirsiniz. Örnek olarak, tehdit İran hükümetinden geliyorsa, Amerika merkezli bir şirket, Amerikan mahkemelerinin kararına uymak zorunda olsa bile, İranlı mahkemelerin kararına uymak zorunda değildir.

    Yaratıcı, devletin uyguladığı baskıya karşı dirense bile, kullanıcılarına saldırmak amacıyla bir saldırgan, üreticinin sistemine sızarak aynı sonucu elde etmeye çalışabilir.

    En dirençli araçlar, bu tarz saldırıların gerçekleşme ihtimalini gözönüne alan ve bu saldırılara karşı korunmak için tasarlanmış olan araçlardır. Bir yaratıcının kişisel verilere erişmeyeceği sözünden ziyade, erişemeyeceği iddiasına dikkat edin. Kişisel verileri korumak için mahkemelerde mücadele veren kurumlara bakın.

    Geri Çağırmaları ve İnternetteki Eleştirileri Kontrol Edin Anchor link

    Elbette ki, ürün satan şirketler ya da bu şirketin ürünlerinin reklamını yapan hayranlar kandırılmış, yanıltıcı ya da açıkça yalan söyleyebilirler. İlk olarak güvenli olduğu sanılan bir ürünün, gelecekte korkunç güvenlik açıklarına sahip olduğu ortaya çıkabilir. Kullandığınız araçlarla ilgili haberleri yakından takip ettiğinizden emin olun.

    Aynı Aracı Kullanan Başka Kişileri Tanıyor musunuz? Anchor link

    Bir araçla ilgili tüm haberleri takip etmek, tek bir kişi için oldukça zordur. Belli bir ürünü ya da servisi kullanan iş arkadaşlarınız varsa, neler olduğuyla alakalı bilgilerinizin güncel kalması için onlarla beraber çalışın.

    Bu Rehberde Adı Geçen Ürünler Anchor link

    Bu rehberde bahsettiğimiz yazılımların ve donanımların, yukarıda listelediğimiz kriterlere uyduğuna dikkat ediyoruz: iyi niyetli bir şekilde, dijital güvenlikle alakalı bilgilerimize dayanarak sağlam temelleri olan, genellikle işlevleri (ve hataları) konusunda şeffaf, yaratıcılarının kendilerinin tehlike altında olabileceği ihtimaline karşı savunması olan, bakımı yapılan ve büyük, teknik konularda bilgili bir kullanıcı tabanı olan ürünleri listelemeye dikkat ediyoruz. Bu ürünlerin, rehberin yazıldığı zamanda, hatalarının geniş bir kitle tarafından incelendiğini ve bir sorun oluşması durumunda halkın hızlıca uyarılacağına inanıyoruz. Lütfen bu ürünleri incelemek için yeterli kaynaklarımızın olmadığını ve güvenlikleriyle ilgili bağımsız bir güvence veremeyeceğimizi anlayın, biz bu ürünleri onaylamıyoruz ve güvenli olduklarını garanti edemeyiz.

    Hangi Telefonu Almalıyım? Ya da Hangi Bilgisayarı? Anchor link

    "Android kullanan bir telefon mu yoksa iPhone mu almalıyım?" ya da "PC mi yoksa Mac mi kullanmalıyım?" ya da "Hangi işletim sistemini kullanmalıyım?" gibi sorular, güvenlik eğitmenlerine en çok sorulan sorulardan birkaçıdır. Bu soruların basit bir cevabı yoktur. Yazılım ve cihazların göreceli güvenliği, yeni açıklar bulunduğu ve eski açıklar yamalandığı için sürekli değişir. Şirketler sizlere daha iyi bir güvenlik sunmak için birbirleriyle yarışabilir, ya da devletler tarafından güvenliklerini zayıflatmaları için baskı altında olabilirler.

    Ancak bazı tavsiyeler genellikle her zaman doğrudur. Yeni bir cihaz ya da işletim sistemi aldığınızda, yazılım güncellemelerini her zaman yapın. Güncellemeler genellikle saldırıların istifade edebileceği güvenlik açıklarını kapatır. Eski telefonlar ve işletim sistemleri, sadece güvenlik güncellemeleri için olsa bile yeni yazılım güncellemeleri almazlar. Özellikle Microsoft, Windows XP ve önceki Windows sürümlerinin ağır güvenlik problemlerini düzeltmek için dahi yazılım güncellemeleri almayacağını açıkça belirtti. Eğer Windows XP kullanıyorsanız, işletim sisteminizin saldırganlara karşı güvende olmasını bekleyemezsiniz (Aynı şey 10.7.5 ya da "Lion" olarak bilinen OS X için de geçerlidir).

    Son güncelleme: 
    2015-05-22
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Sosyal Ağlarda Kendinizi Korumak

    Sosyal ağ siteleri, İnternette kullandığımız en popüler websiteleri ve araçlar arasında. Facebook, Google+ ve Twitter'ın her birinin yüz milyonlarca kullanıcısı bulunmakta.

    Sosyal ağlar genellikle post, fotoğraf ve kişisel bilgi paylaşımı fikri üzerine kurulmuştur. Fakat aynı zamanda organizasyon ve kendini ifade etme forumlarına da dönüştü—çoğunlukla gizliliğe ve yarı-anonimliğe dayanarak. Bu yüzden sosyal ağları kullanırken şu soruları göz önünde bulundurmak gerekir: Bir yandan kendimi korurken bu siteyle nasıl etkileşim kurabilirim? Temel gizliliğim? Kimliğim? İlişkilerim ve iş bağlantılarım? Hangi bilgilerimi gizli tutmak istiyorum ve bunları kimden gizlemek istiyorum?

    Koşullarınıza bağlı olarak kendinizi sosyal medya sitesinden, sitenin diğer kullanıcılarından veya her ikisinden de korumanız gerekebilir.

    Bir hesap açarken aklınızda bulunması için bazı ipuçları:

    Bir sosyal medya sitesinde hesap açmak Anchor link

    • Gerçek isminizi kullanmak istiyor musunuz? Bazı sosyal medya sitelerinin sözde "gerçek isim politikaları" vardır, ancak zaman geçtikçe bunlar daha gevşek hâle geldi. Eğer sosyal medya sitesinde hesap açarken gerçek isminizi kullanmak istemiyorsanız, kullanmayın.
    • Hesabınızı oluştururken gerekenden daha fazla bilgi vermeyin. Eğer kimliğinizi gizlemek konusunda endişeleriniz varsa farklı bir email adresi kullanın. Kayıt esnasında IP adresinizin de kaydedilebileceğini unutmayın.
    • Güçlü bir parola seçin ve eğer mevcutsa, iki aşamalı doğrulama özelliğini kullanın.
    • Cevaplarının sizin sosyal medya bilgilerinizden çıkarılabileceği şifre kurtarma sorularına dikkat edin. "Hangi şehirde doğdun?" ya da "Evcil hayvanının ismi nedir?" gibi. Şifre kurtarma sorularınız için yanlış cevaplar seçmeyi düşünebilirsiniz. Şifre kurtarma sorularınıza verdiğiniz cevapları hatırlamanın iyi bir yolu, daha güvenli olması için yanlış cevap seçmek ve seçtiğiniz cevabı bir şifre kasasına kaydetmek olacaktır.

    Sosyal medya sitesinin gizlilik politikasını kontrol edin Anchor link

    Üçüncü taraflar tarafından kaydedilen bilgilerin kendilerine ait politikaları olduğunu ve bunların ticari amaçlarla kullanılabileceğini veya başka şirketlerle paylaşılabileceğini, reklam şirketleri gibi, unutmayın. Gizlilik politikalarını okumanın neredeyse imkansız olduğunu biliyoruz, ancak verilerinizin nasıl kullanıldığı, diğer taraflarla ne zaman paylaşıldığı ve yargı kurumlarının taleplerine nasıl cevap verdikleriyle ilgili kısımlara göz atmak isteyebilirsiniz.

    Sosyal ağ siteleri, genellikle kar amaçlı işletmeler, sıklıkla sizin girdiklerinizin ötesinde hassas bilgiler toplar—nerede olduğunuz, nelerle ilgilendiğiniz ve hangi reklamlara tepki verdiğiniz, başka hangi siteleri ziyaret ettiğiniz (örneğin "Like" butonlarıyla) gibi. Üçüncü tarafların cookielerini engellemek ve takip-engelleyici tarayıcı eklentileri kurmak dışarıdan gelen bilgilerin pasif bir şekilde üçüncü taraflara aktarılmasını engellemenize yardımcı olacaktır.

    Facebook ve Twitter gibi bazı sosyal ağ sitelerinin, daha etkili reklam sunabilmek için, veri brokerlarıyla iş ilişkileri bulunmaktadır. EFF'in sizlere bu takip sistemlerinden çıkmanıza yardımcı olacak rehberleri bulunmaktadır:

    Gizlilik ayarlarınızı değiştirin Anchor link

    Daha kesin olarak, varsayılan ayarları değiştirin. Örneğin, postlarınızın herkese açık mı olmasını istersiniz yoksa belirli bir grup insana mı? İnsanların sizi email adresinizi veya telefon numaranızı kullanarak bulabilmesini ister misiniz? Konum bilginizin otomatik olarak paylaşılmasını ister misiniz?

    Unutmayın, gizlilik ayarları her an değiştirilebilir. Bazen bu gizlilik ayarlarını daha güçlü ve parçalı hâle getirir, bazen ise getirmez. Bu değişikliklere dikkat edin ve eskiden gizli olan bir bilginin açık hâle gelmediğinden emin olmak ve gizliliğinizi daha iyi kontrol etmenizi sağlayan yeni özellikler geldiğinde haberdar olabilmek için yakından takip edin.

    Sosyal Grafiğiniz Anchor link

    Unutmayın ki sizin hakkınızdaki hassas bilgileri ortaya çıkarabilecek tek kişi siz değilsiniz. Arkadaşlarınız sizi fotoğraflarında etiketleyebilir, sizin konumunuzu bildirebilir ve sizinle olan bağlantısını birçok farklı yoldan açık hâle getirebilir. Paylaşımlardan etiketinizi kaldırabilirsiniz, ancak gizlilik geriye dönük işlemez. Bu yüzden arkadaşlarınızla sizinle ilgili nelerin herkese açık olarak paylaşılmasında sıkıntı olmadığı ve nelerin paylaşılmasından rahatsızlık duyduğunuzu konuşmak isteyebilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2015-02-10
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Tehdit Modellemesine Giriş

    İnternette kendinizi güvende tutmanın tek bir yolu yoktur. Dijital güvenlik, kullandığınız araçlarla ilgili değil, karşılaştığınız tehditleri anlamak ve bu tehditlere karşı nasıl önlemler alabileceğinizle alakalıdır. Daha güvende olmak için, neleri, kime karşı korumanız gerektiğini belirlemelisiniz. Tehditler, bulunduğunuz yere, ne yaptığınıza ve kiminle çalıştığınıza göre değişebilir. Bu yüzden, hangi çözümlerin sizin için en iyi olduğunu belirlemek için, tehdit modellemesi değerlendirmesi yapmalısınız.

    Bu değerlendirmeyi yaparken, kendinize sormanız gereken 5 ana soru şunlardır: Anchor link

    1. Neyi korumak istiyorsunuz?
    2. Kimden korumak istiyorsunuz?
    3. Bu şeyi korumak zorunda kalma ihtimaliniz nedir?
    4. Bunu başaramamanız ne gibi kötü sonuçlara yol açar?
    5. Bunları engellemek için ne tür zorluklara katlanabilirsiniz?

    İlk soruyla ilgili konuştuğumuz zaman, varlıklarınız ya da korumak istediğiniz şeylerden bahsederiz. Varlık, değer verdiğiniz ve korumak istediğiniz bir şeydir. Dijital güvenlikle ilgili konuştuğumuz zaman, bahsi geçen varlıklar genellikle bilgilerdir. Örnek olarak, epostalarınız, kişi listeleriniz, anlık mesajlaşmalarınız ve dosyalarınızın hepsi birer varlıktır. Cihazlarınız da bir varlıktır.

    Sakladığınız verilerin bir listesini yapın ve bu verileri nerede sakladığınızı, kimin erişimi olduğunu ve başkalarının bu verilere erişmesini neyin engellediğini yazın.

    İkinci soruya cevap verebilmek için, "Kimden korumak istiyorsunuz?", sizi veya bilgilerinizi kimin hedef alabileceğini ve düşmanınızın kim olabileceğini anlamak önemlidir. Düşman, varlığınıza ya da varlıklarınıza karşı tehlike oluşturan herhangi bir kişi ya da kuruluştur. Patronunuz, devletiniz, ya da halka açık ağda bulunan bir bilgisayar korsanı, muhtemel düşmanlara bir örnektir.

    Verinizi ya da haberleşmelerinizi kimlerin ele geçirmek isteyebileceğini listeleyin. Bu bir kişi, bir devlet kurumu ya da bir şirket olabilir.

    Tehdit, varlığınızın başına gelebilecek kötü bir şeydir. Bir düşmanın verinizi tehdit etmesi için çok sayıda yol vardır. Örnek olarak, bir düşman gizli haberleşmelerinizi ağınızdan geçerken okuyabilir ya da verilerinizi kullanılamaz hale getirebilir veya silebilir. Bir düşman aynı zamanda kendi verilerinize olan erişiminizi de devre dışı bırakabilir.

    Düşmanların motifleri, saldırıları gibi çeşitlilik gösterebilir. Polis şiddetini gösteren bir videonun yayılmasını engellemeye çalışan bir devlet, bu videonun silinmesinden ya da görünebilirliğinin kısıtlanmasından tatmin olabilir, ancak siyasi rakibiniz sizin haberiniz olmadan gizli bir içeriğe erişmek ve bunu yayınlamak isteyebilir.

    Düşmanınızın gizli verinizle ne yapmak isteyebileceğini bir yere not edin.

    Saldırganın kabiliyeti düşünmeniz gereken önemli şeylerden biridir. Örnek olarak, cep telefonu sağlayıcınızın tüm telefon kayıtlarına erişimi vardır ve bu yüzden bu veriyi size karşı kullanma kabiliyeti vardır. Açık bir Wi-Fi ağındaki bir bilgisayar korsanı şifresiz haberleşmelerinize erişebilir. Devletinizin daha güçlü kabiliyetleri olabilir.

    Düşünmeniz gereken son şey ise risktir. Risk, belli bir varlığa karşı belli bir tehdidin gerçekleşebilmesi ihtimalidir ve kabiliyetle ilişkilidir. Cep telefonu sağlayıcınızın tüm verilerinize erişimi olmasına rağmen, hizmet sağlayıcınızın bu veriyi internette yayınlayıp, saygınlığınıza zarar verme ihtimali düşüktür.

    Riskleri ve tehditleri birbirinden ayırmak oldukça önemlidir. Tehdit, olabilecek kötü bir şeyken, risk, bu tehdidin gerçekleşme ihtimalidir. Örneğin, binanızın çökebileceği tehdidi vardır ancak bunun gerçekleşmesinin riski, Stockholm'e oranla, San Francisco'da çok daha yüksektir. Çünkü San Francisco'da depremler yaygınken, Stockholm'de nadirdir.

    Risk analizi gerçekleştirmek, hem kişisel hem de subjektif bir işlemdir; herkes aynı önceliklere sahip değildir ya da herkes tehditlere aynı şekilde bakmaz. Birçok insan, risk ne olursa olsun bazı tehditleri kabul edilemez bulurlar, çünkü gerçekleşme ihtimali ne olursa olsun, bir tehditin varlığı zarara değmez. Diğer durumlarda ise, insanlar yüksek riskleri umursamazlar çünkü bu tehditleri bir problem olarak görmezler.

    Askeri bağlamda ise, örneğin, bir varlığın düşman ellerine geçmesinden ziyade yok edilmesi tercih edilebilir. Tersine, birçok sivil bağlamda ise, eposta servisi gibi bir varlığın mevcut olması, gizliliğinden çok daha önemlidir.

    Şimdi tehdit modellemesi pratiği yapalım. Anchor link

    Evinizi ve mülkünüzü güvende tutmak istiyorsanız, kendinize sorabileceğiniz bazı sorular şunlardır:

    • Kapımı kilitlemeli miyim?
    • Ne tür kilit ya da kilitleri satın almalıyım?
    • Daha gelişmiş bir güvenlik sistemine ihtiyacım var mı?
    • Bu durumda varlıklar nelerdir?
      • Evimin mahremiyeti
      • Evimin içinde yer alan eşyalar
    • Tehdit nedir?
      • Birisi evinize zorla girebilir.
    • Birisinin evinize girme riski nedir? Bunun olma olasılığı yüksek midir?

    Kendinize bu soruları sorduktan sonra, ne tür önlemler almanız gerektiğini belirlemek için hazırsınız demektir. Eğer eşyalarınız değerliyse ancak evinize zorla girilmesi riski düşükse, pahalı bir kilide yatırım yapmak istemeyebilirsiniz. Ancak eğer risk yüksekse, piyasadaki en iyi kilidi, hatta eviniz için bir güvenlik sistemi dahi almak isteyebilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2015-01-12
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Başkalarıyla Haberleşmek

    Telekomünikasyon ağları ve internet, insanların birbirleriyle hiç olmadığı kadar kolayca iletişim kurmalarını sağladı, ancak bu iletişim ağları gözetimin insanlık tarihinde daha önce görülmemiş şekilde yayınlaşmasına da ön ayak oldu. Mahremiyetinizi koruyacak ekstra adımlar atmadığınız sürece, yaptığınız telefon görüşmeleri, attığınız metin mesajları, epostalar, anlık mesajlaşmalar, VoIP aramaları, görüntülü sohbetler ve sosyal medya mesajlarınız gözetime karşı savunmasız kalıyor.

    Bilgisayarları ve telefonları işin içine dahil etmeden, başkalarıyla iletişim kurmanın en güvenli yolu yüz yüze görüşmektir. Ancak bunu yapmak her zaman mümkün değildir. Eğer bir ağ üzerinden yaptığınız görüşmelerinizin içeriğini korumak istiyorsanız, en güvenli ikinci seçeneğiniz görüşmelerinizde uçtan uca şifreleme kullanmaktır.

    Uçtan uca şifreleme nasıl çalışır? Anchor link

    İki kişi (Akiko ve Boris) güvenli bir şekilde iletişim kurmak istediğinde, bu kişilerin kendilerine şifreli anahtar yaratmaları gerekir. Akiko, Boris'e mesaj yollamadan önce, Boris'in mesajın şifresini çözebilmesi için mesajını Boris'in anahtarına şifreler. Daha sonra şifrelenmiş bu mesajı internet üzerinden gönderir. Eğer bir kişi Akiko ve Boris'in görüşmelerini dinliyorsa (bu dinlemeyi yapan kişinin Akiko'nun mesaj göndermek için kullandığı servise erişimi olsa bile), bu kişi sadece şifrelenmiş veriyi görebilir ve Akiko ve Boris'in mesajlaşmalarını okuyamaz. Boris, Akiko'nun mesajını aldığında, Akiko'nun mesajını okunabilir bir hale dönüştürmek için, mesajın şifresini kendi anahtarıyla çözmelidir.

    Uçtan uca şifreleme kullanmak için belli bir efor sarfetmeniz gerekir. Ancak görüşen kişilerin, görüşürken kullandıkları platforma güvenme gereği duymadan, görüşmelerinin güvenli olduğunu doğrulamaları için başka bir seçenekleri yoktur. Skype gibi bazı servisler uçtan uca şifreleme kullandıklarını iddia ederler ancak bu gerçeği yansıtmaz. Uçtan uca şifrelemenin güvenli olabilmesi için, kullanıcıların mesajlarını şifrelerken kullandıkları anahtarın gerçekten konuştukları kişiye ait olup olmadığını doğrulaması gerekir. Eğer yazılım bu kontrol mekanizmasını içermiyorsa, yazılımın kullandığı bu şifreleme yazılımın ait olduğu şirket tarafından kolaylıkla çözülebilir (ya da bir devlet bu şirketi şifreyi çözmeye zorlayabilir).

    Anlık mesajlaşmalarınızı ve eposlarınızı uçtan uca şifreleme ile nasıl koruyabileceğinizi detaylı bir şekilde anlatan, Freedom of the Press Foundation'ın (Basın Özgürlüğü Vakfı) hazırladığı Encryption Works isimli rehbere gözatabilirsiniz. Konuyla ilgili bizim düzenlediğimiz SSD rehberlerine de bakabilirsiniz:

    Sesli aramalar Anchor link

    Sabit hat ya da cep telefonu kullanarak bir arama yaptığınızda, konuşmalarınız uçtan uca şifrelenmez. Eğer cep telefonu kullanıyorsanız, cep telefonunuz ve baz istasyonu arasındaki iletişim zayıf bir şekilde şifrelenebilir. Ancak yaptığınız görüşme telefon ağları arasında taşınırken, konuşmalarınız, kullandığınız telefon operatörü ya da operatörünüzün üzerinde güç sahibi olan organizasyonların yapacağı dinlemeye karşı korunmasızdır. Sesli arama yaptığınızda uçtan uca şifreleme kullandığınızdan emin olmak istiyorsanız, bunu en kolay yolu VoIP kullanmaktır.

    Dikkatli olun! Skype ya da Google Hangouts gibi popüler olan VoIP servis sağlayıcıları, konuşmalarınızın dinlenmesini engellemek için şifreleme hizmeti sunar. Ancak bu, servis sağlayıcınızın konuşmalarınızı dinleyemeyeceği anlamına gelmez. Tehdit modelinize göre bu size bir problem yaratabilir, ya da yaratmayabilir.

    Uçtan uca şifreleme hizmeti sunan bazı VoIP servis sağlayıcıları şunlardır:

    Uçtan uca şifreleme kullanarak VoIP üzerinden bir görüşme gerçekleştirmek istiyorsanız, görüşeceğiniz kişiyle aynı (ya da uyumlu) yazılımı kullanmak zorundasınız.

    Metin mesajları Anchor link

    Standart metin (SMS) mesajları uçtan uca şifrelemeyi desteklemez. Telefonunuzu kullanarak şifrelenmiş mesajlar göndermek istiyorsanız, metin mesajları göndermek yerine şifreleme kullanan anlık mesajlaşma yazılımlarından birini kullanmayı düşünün.



    Uçtan uca şifreleme kullanan anlık mesajlaşma servislerinin bazıları kendi protokollerini kullanır. Mesela, Signal kullanan Android ve iOS kullanıcıları, bu uygulamaları kullanarak birbirleriyle güvenli bir şekilde sohbet edebilirler. ChatSecure, XMPP kullanan herhangi bir ağ üzerindeki konuşmalarınızı OTR ile şifreleyen mobil bir uygulamadır, bu da çeşitli bağımsız anlık mesajlaşma servislerinden istediğinizi seçebileceğiniz anlamına gelir.

    Anlık mesajlaşmalar Anchor link

    Off-the-Record (OTR), gerçek zamanlı mesajlaşmalar için yazılmış ve diğer servislerle birlikte kullanılabilen, uçtan uca şifreleme protokolüdür.

    OTR kullanan bazı anlık mesajlaşma yazılımları şunlardır:

    Eposta Anchor link

    Eposta servis sağlayıcılarının büyük bir çoğunluğu, herhangi bir internet tarayıcısını kullanarak epostalarınıza ulaşmanız için size bir yol sunar. Bu servis sağlayıcılarının büyük bir çoğunluğu HTTPS hizmeti sunar. Kullandığınız eposta servis sağlayıcısının HTTPS kullanıp kullanmadığını öğrenmek için, eposta hesabınıza giriş yaptıktan sonra internet tarayıcınızın adres çubuğuna bakın ve adresin HTTPS ile başlayıp başlamadığını kontrol edin (örnek olarak https://mail.google.com adresini ziyaret edebilirsiniz).

    Eğer eposta servis sağlayıcınız HTTPS'i destekliyorsa, ancak bunu varsayılan olarak yapmıyorsa, adres satırındaki HTTP'yi HTTPS ile değiştirin ve sayfayı yenileyin. Mevcut olduğu durumlarda HTTPS kullandığınızdan emin olmak istiyorsanız, Chrome ve Firefox için hazırlanmış HTTPS Everywhere eklentisini kullanabilirsiniz.

    Varsayılan olarak HTTPS kullanan eposta servis sağlayıcılarının bazıları şunlardır:

    • Gmail
    • Riseup
    • Yahoo

    Bazı eposta servis sağlayıcıları, HTTPS'i varsayılan olarak kullanabilmeniz için ayarlar kısmından size bu seçeneği sunar. Bunu yapan en popüler eposta servis sağlayıcısı Hotmail'dir.

    Taşıma katmanı şifrelemesi ne işe yarar ve buna neden ihtiyaç duyabilirsiniz? SSL ya da TLS olarak da anılan HTTPS, iletişiminizi şifreleyerek aynı ağ üzerindeki insanların sizi izlemesine engel olur. Bir havaalanında ya da bir kafede, okulunuzdaki veya ofisinizdeki aynı Wi-Fi ağı üzerinden internete bağlandığınız insanlara ek olarak, internet servis sağlayıcınızda çalışan sistem yöneticileri, kötü niyetli bilgisayar korsanları, devletler ve güvenlik güçlerinin de sizi izlemesi HTTPS tarafından zorlaştırılır. Ziyaret ettiğiniz internet siteleri, yolladığınız epostalar, yazdığınız blog yazıları ve mesajlarınızın içeriği dahil olmak üzere, internet tarayıcınızı kullanarak yaptığınız işlemleri HTTPS yerine HTTP üzerinden gerçekleştirirseniz, sizi izlemek isteyen ve bilgilerinizi görmek isteyen saldırganının işini oldukça kolaylaştırmış olursunuz.

    HTTPS, internette dolaşırken kullanabileceğiniz ve herkese önerdiğimiz en temel şifreleme düzeyidir. Bu, araba kullanırken emniyet kemeri takmanız kadar temel bir işlemdir.

    Ancak HTTPS'in yapamadığı bazı şeyler de vardır. HTTPS kullanarak eposta gönderdiğiniz zaman, eposta servis sağlayıcınız yolladığınız epostanın şifrelenmemiş versiyonunu alır. Devletler ve güvenlik güçleri, bu bilgileri mahkemeden izin alarak elde edebilir. ABD merkezli eposta servis sağlayıcıları, kendilerine devlet tarafından bazı kullanıcı bilgilerinin verilmesi için bir talep geldiğinde, bu talepleri bilgileri istenen kullanıcıya yasalar izin verdiği müddetçe haber vereceklerini söylerler ancak bu isteğe bağlıdır ve birçok durumda servis sağlayıcılarının kullanıcılarını bu taleplerden haberdar etmesi yasalarca engellenir. Google, Yahoo, Microsoft gibi eposta servis sağlayıcıları, devletlerin bu taleplerini şeffaflık raporu yayınlayarak duyururlar. Bu raporda gelen talep sayısı, hangi ülkelerin bilgi talep ettiği ve raporu yayınlayan şirketin bu taleplerin kaçına cevap verdiği detaylandırılır.

    Eğer tehdit modeliniz devlet veya polisi içine alıyorsa, ya da başka bir sebepten ötürü eposta servis sağlayıcınızın epostalarınızın içeriğini üçüncü bir partiye vermediğinden emin olmak istiyorsanız, epostalarınızda uçtan uca şifrelemeyi kullanın.

    PGP (Pretty Good Privacy), eposlarınızı uçtan uca şifreleme için kullanabileceğiniz bir yazılımdır. PGP, doğru kullanıldığında görüşmeleriniz için oldukça güçlü bir koruma sağlar. Epostanız için PGP şifrelemesini nasıl yükleyeceğiniz ve kullanacağınıza dair detaylı bir bilgi istiyorsanız, aşağıdaki linklere gözatın:

    Uçtan uca şifreleme neleri yapamaz? Anchor link

    Uçtan uca şifreleme iletişiminizin kendisini değil, sadece içeriğini korur. Epostanızın başlığı ve kiminle ne zaman iletişim kurduğunuz gibi bilgileri içeren metaverinizi (metadata) korumaz.

    Metaveri, görüşmeleriniz içeriği gizli olsa bile, görüşmelerinize dair birçok bilgiyi açığa çıkarabilir.

    Telefon görüşmelerinizin metaverisi, birçok özel ve hassas bilgiyi açığa çıkarır. Örnek verecek olursak:

    • Saat 2:24'te bir cinsel sohbet hattını aradığınız ve konuşmanızın 18 dakika sürdüğü bilinir ancak ne konuştuğunuz bilinmez.
    • Boğaziçi Köprüsü üzerinden intihar destek hattını aradığınız bilinir, ancak konuşmanızın içeriği gizli kalır.
    • HIV testi yapan bir kurumla konuştuğunuz ve bu görüşmeden sonra aynı saat içinde sağlık sigortası sağlayıcınızla görüştüğünüz bilinir, ancak bu kurumlarla ne konuştuğunuz bilinmez.
    • Bir kadın doktorunu aradığınız ve yarım saat konuştuğunuz, daha sonra da Aile Planlaması Derneği'ni aradığınız bilinir, ancak ne hakkında konuştuğunuzu kimse bilmez.

    Eğer cep telefonuyla bir arama yapıyorsanız, bulunduğunuz konumla alakalı bilgi de bir metaveridir. 2009 yilinda, Yeşil Parti üyesi politikacı Malte Spitz, kendisine ait olan telefon verilerini vermesi için Deutsche Telekom'a dava açtı ve kazandığı bu dava sonucunda elde ettiği verileri bir Alman gazetesiyle paylaştı. Bu verilerden üretilen görselleme, Spitz'in tüm hareketlerini gösteriyordu.

    Metaverilerinizi korumak için uçtan uca şifrelemeyle birlikte Tor gibi araçları kullanmak zorundasınız.

    Tor ve HTTPS'in metaverinizi ve görüşmelerinizin içeriğini olası saldırganlara karşı nasıl koruduğu konusunda bilgi almak istiyorsanız, Tor ve HTTPS isimli rehberimize gözatabilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2017-01-12
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Güçlü Parolalar Yaratmak

    Birçok farklı parolayı hatırlamak zor olduğundan, insanlar genellikle birçok farklı hesap, site ve serviste az sayıdaki parolalarını tekrar tekrar kullanırlar. Günümüzde, kullanıcılardan sürekli yeni parolalar üretmesi isteniyor—çoğu insan bunun sonunda aynı parolayı onlarca ve belki de yüzlerce yerde kullanmaya başlıyor.

    Parolaları tekrar kullanmak oldukça kötü bir güvenlik alışkanlığıdır, çünkü bir saldırgan bir yerdeki parolayı öğrendiğinde ilk iş olarak o kişiye ait diğer tüm hesaplarda o parolayı kullanmayı deneyecektir. Eğer bu kişi aynı parolayı birden fazla yerde kullandıysa, saldırgan birden çok hesaba erişebilir hâle gelmiş olacak. Bu da bir parolayı kullanıldığı en az güvenli yer kadar güvenli yapar.

    Parolaları tekrar kullanmaktan kaçınmak değerli bir güvenlik önlemidir, ancak her yerde farklı parola kullandığınızda bunları hatırlamanız imkansız olacaktır. Neyse ki, bu konuda size yardımcı olacak araçlar var— bir parola yöneticisi (parola kasası olarak da bilinir) büyük sayıda parolayı güvenli bir şekilde saklamanıza yardımcı olan bir yazılım uygulamasıdır. Bunlar aynı parolayı farklı yerlerde kullanmaktan kaçınmayı pratik bir hâle getirir. Parola yöneticisi ttüm parolalarınızı bir ana parolayla (ya da daha iyisi, bir anahtar parolasıyla—aşağıdaki tartışmaya bakın) korur ve bu sayede yalnızca bir parolayı ezberlemeniz yeterli olur. Parola yöneticisi kullanan insanlar bir süre sonra farklı hesaplarında hangi parolaları kullandıklarını hatırlamazlar; parola yöneticisi tüm parola yaratma ve hatırlama süreçlerini onlar için halleder.

    Örneğin, KeePassX bilgisayarınıza kurduğunuz, açık kaynak kodlu, ücretsiz bir parola kasasıdır. Unutmamanız gereken bir nokta, eğer KeePassX'i kullanıyorsanız, yaptığınız değişiklikleri ve eklemeleri otomatik olarak kaydetmeyecektir. Yani birkaç parola ekledikten sonra program çökerse, onları tamamen kaybedersiniz. İsterseniz bu özelliğini ayarlardan değiştirebilirsiniz.

    Bir parola yöneticisi kullanmak saldırganların tahmin edemeyeceği güçlü parolalar seçmenize de yardımcı olur. Ve bu oldukça önemlidir; bilgisayar kullanıcıları sıklıkla saldırganların tahmin edebileceği kısa ve basit parolalar seçerler, "password1", "12345", bir doğumgünü, arkadaşın, eşin veya evcil hayvanın ismi gibi. Parola yöneticileri içinde bir kural ya da yapı bulunmayan rastgele parolalar yaratmanıza ve kullanmanıza yardımcı olabilir—bunlar tahmin edilemez olurlar. Örneğin, bir parola yöneticisi "vAeJZ!Q3p$Kdkz/CRHzj0v7" gibi bir parola yaratabilir, böyle bir parolayı bir insanın hatırlaması—ya da tahmin etmesi─ imkansıza yakındır. Ama hiç merak etmeyin, parola yöneticisi bunu sizin için hatırlayacaktır!

    Parolalarınızı Birden Çok Cihaz Arasında Senkronize Etmek Anchor link

    Parolalarınızı birden çok cihazda kullanmak isteyebilirsiniz, bilgisayarınızda ve akıllı telefonunuzda örneğin. Birçok parola yöneticisi içerisinde parola-senkronizasyon özelliğiyle gelir. Parola dosyanızı senkronize ettiğinizde, tüm cihazlarınızda daima güncel olur, böylece bilgisayarınızda yeni bir hesap eklediğinizde, telefonunuzdan da giriş yapabilirsiniz. Diğer parola yöneticileri parolalarınızı "bulutta" (cloud) saklamayı teklif eder, yani başka bir yerdeki bir sunucuda parolalarınızı şifrelenmiş olarak saklamayı ve laptopunuzda ya da telefonunuzda ihtiyaç duyduğunuzda onu otomatik olarak deşifre ederek size getirmeyi. Şifrelerinizi saklamak ya da senkronize etmenize yardımcı olmak amacıyla kendi sunucularını kullanan parola yöneticileri daha kullanışlı ve pratik olabilir, ancak bu o yöneticilerin saldırılara karşı daha korunmasız olmaları anlamına da gelir. Parolalarınızı yalnızca bilgisayarınızda saklarsanız, bilgisayarınızı ele geçirebilecek biri şifrelerinizi çalabilir. Parolalarınızı bilgisayarınızda değil de, bulutta (cloud) saklarsanız, saldırganınız bunu da hedef alabilir. Saldırganınızın parola yöneticisi şirketi üzerinde yasal bir gücü yoksa, ya da şirketleri veya internet trafiğini hedef aldığı malum değilse, endişelenmeniz gereken şey genellikle güvenlik ihlalleri değildir. Eğer bir bulut (cloud) servisi kullanıyorsanız, parola yönetici şirketi hangi servisleri ne zaman ve nereden kullandığınızı bilebilir.

    Güçlü Parolalar Seçmek Anchor link

    Az sayıda parolanız gerçekten ezberlenmeli ve mümkün olduğunca güçlü olmalıdır: verilerinizi kriptografi ile kilitlemek için kullandıklarınız. Bunların içerisine cihazlarınızın parolası, tam-disk şifreleme gibi şifreleme parolaları ve parola yöneticinizin ana parolası girmektedir.

    Bilgisayarlar artık 10 karaktere kadar olan parolaları çabucak tahmin edebilecek kapasiteye sahip. Bu yüzden nQ\m=8*x ya da !s7e&nUY ya da gaG5^bG gibi tamamen sıradan karakterlerden oluşan kısa parolaların herhangi biri bile, günümüzde şifrelemeyle kullanılacak kadar güçlü değildir.

    Güçlü ve hatırlanabilir anahtar parolalar yaratmanın birkaç farklı yolu vardır; en doğrudan olan ve kesin sonuç veren, Arnold Reinhold'un "Diceware yöntemidir."

    Reinhold'un yöntemi bir kelime listesinden fiziksel zarlar atarak rastgele bir grup kelime seçmeyi içerir; birleştiğinde, bunlar sizin anahtar parolanızı oluşturur. Disk şifreleme (ve parola kasası) için, en az altı kelime seçmenizi öneririz.

    Reinhold'un "Diceware" yöntemini kullanarak bir anahtar parolası oluşturmayı deneyin.

    Bir parola yöneticisi kullandığınızda, parolalarınızın ve ana parolanızın güvenliği, onu kurduğunuz ve kullandığınız bilgisayarın güvenliği kadar güçlüdür. Eğer bilgisayarınız ele geçirilmiş ya da spyware (casus yazılım)yüklenmişse, spyware ana parolanızı yazarken sizi izleyebilir ve parola kasanızın içeriğini çalabilir. Bu yüzden parola yöneticisi kullanırken bilgisayarınızı ve diğer cihazlarınızı zararlı yazılımlardan uzak tutmanız oldukça önemlidir.

    "Güvenlik Soruları" Üzerine Bir Söz Anchor link

    Websitelerinin parolanızı unuttuğunuzda kimliğinizi doğrulamak için sorduğu "güvenlik sorularına" karşı dikkatli olun ("Annenizin kızlık soyadı nedir?" ya da "İlk evcil hayvanınızın adı nedir?" gibi). Bu tarz soruların çoğuna vereceğiniz dürüst cevaplar, azimli saldırganlar tarafından herkese açık alanlardan kolayca bulunabilir ve bu sayede parolanızı tamamen atlatabilirler. Örneğin ABD başkan yardımcılığı adayı Sarah Palin'in Yahoo! hesabı bu şekilde hacklendi. Bunun yerine, sizin dışınızda kimsenin bilemeyeceği cevaplar kullanın, tıpkı parolanız gibi. Örneğin, eğer parola sorusu size evcil hayvanınızın adını soruyorsa, bir fotoğraf paylaşım sitesine kedinizin fotoğrafını, "İşte sevimli kedim Boncuk!" yazarak yüklemiş olabilirsiniz. Bu yüzden parola kurtarma sorunuzun cevabı olarak "Boncuk" yazmaktansa "Rumplestiltskin" gibi bir cevap seçebilirsiniz. Farklı websiteleri ve servislerde aynı parolaları ve güvenlik sorusu cevaplarını kullanmayın. Benzer şekilde, hayali güvenlik sorusu cevaplarınızı da parola kasanızda saklayın.

    Nerelerde güvenlik sorularını kullandığınızı düşünün. Ayarlarınızı kontrol etmeyi ve cevaplarınızı değiştirmeyi bir düşünün.

    Parola kasanızın yedeğini almayı unutmayın! Bilgisayarınızın çökmesi durumunda parola kasanızı kaybederseniz (ya da cihazlarınıza el konulursa), parolalarınızı kurtarmak çok zor olabilir. Parola kasası programları genellikle bağımsız yedekler yaratmak için bir imkan sunarlar, bu özelliği ya da düzenli kullandığınız yedekleme programını kullanın.

    Genellikle birçok serviste, kayıtlı eposta adresinize bir parola kurtarma epostası göndermelerini isteyerek parolanızı sıfırlamanız mümkündür. Bu yüzden, eposta hesabınızın da anahtar parolasını ezberlemek isteyebilirsiniz. Eğer bunu yaparsanız, parola kasanıza muhtaç kalmadan parolalarınızı sıfırlamanın bir yoluna sahip olursunuz.

    Çok Aşamalı Doğrulama ve Tek Seferlik Parolalar Anchor link

    Birçok servis ve yazılım araçları sizin iki aşamalı doğrulama kullanmanıza imkan tanır, buna aynı zamanda iki adımda doğrulama veya iki adımda giriş de denilir. Buradaki ana fikir şudur, giriş yapabilmeniz için belirli bir fiziksel nesneye de sahip olmanız gerekir: genellikle bir cep telefonu ama kimi versiyonlarda security token denilen özel bir cihaz da olabilmektedir. İki aşamalı doğrulama, servis içi kullandığınız parola çalınsa bile giriş yapabilmelerini imkansız kılar, çünkü giriş için o cihaza ve yalnızca onun yaratabildiği özel kodlara da sahip olmaları gerekmektedir.

    Genellikle bunun anlamı, bir hırsızın ya da hackerın hesaplarınıza erişebilmesi için hem laptopunuzun hem de telefonunuzun kontrolünü ele geçirmesi gerektiğidir.

    Bunu kurabilmeniz için servis yöneticilerinin de yardımı gerektiği için, eğer servis bu imkanı sağlamıyorsa bu özelliği kullanabilmenizin imkanı yoktur.

    Cep telefonu kullanarak iki aşamalı doğrulamayı gerçekleştirmenin iki yolu vardır: giriş yapmak istediğiniz zaman servis size bir SMS gönderebilir (ve yazmanız gereken ekstra bir güvenlik kodu sağlar), ya da telefonunuza kurduğunuz bir doğrulama uygulaması telefonun içerisinden size bu kodları üretebilir. Bu, bir saldırgan sizin parolanızı öğrendiğinde ama telefonunuza fiziksel erişim sağlayamadığında hesabınızı korumanızı sağlayacaktır.

    Google gibi kimi servisler, istediğinizde kullanmak için tek seferlik parolalar listesi yaratmanıza imkan verir, bunlara tek kullanımlık parolalar da denir. Bunlar çıktısı alınarak ya da bir deftere yazılarak yanınızda taşıyabilmeniz içindir (yine de kimi zaman birkaçını ezberlemek mümkün olabilir). Bunların hepsi yalnızca bir kez çalışır, yani eğer bunlardan birisi yazılırken spyware onu çalarsa, hırsızın bunu gelecekte herhangi bir şey için kullanma şansı olmayacaktır.

    Eğer siz ya da organizasyonunuz kendi iletişim altyapınızı işletiyorsanız, örneğin kendi e-mail sunucularınızı, sistemlerinize erişirken iki-aşamalı doğrulamayı aktifleştirmek için kullanılabilecek ücretsiz yazılımlar bulunmaktadır. Sistem yöneticinize, "Time-Based One-Time Passwords" (Zamana Dayalı Tek Kullanımlık Parolalar) ya da RFC 6238 açık standartlarını sisteminize entegre etmek için kullanılabilecek yazılımları sorun.

    Fiziksel Zarar ve Hapis Tehditleri Anchor link

    Son olarak, saldırganların parolalarınızı ele geçirmek için daima kullanabileceği bir yolu unutmayın: Sizi direkt olarak göz altına almakla ve fiziksel zararla tehdit etmek. Eğer böyle bir şeyin imkanlar dahilinde olduğunu düşünüyorsanız, parolanızı asla teslim etmeyeceğinize güvenmek yerine, parolayla korunan verilerinizin veya cihazlarınızın varlığını gizlemeyi düşünün. Bir seçenek de ağırlıkla önemsiz bilgiler barındıran ve parolasını kolayca verebileceğiniz bir hesabı elinizin altında bulundurmak olacaktır.

    Eğer birilerinin sizi parolalarınız için tehdit edebileceğine inanmak için geçerli sebepleriniz varsa, cihazlarınızı şifresini verdiğiniz hesabın "gerçek" hesabınız olmadığını açığa vurmasını engelleyecek şekilde ayarlamalısınız. Gerçek hesabınız bilgisayarınızın açılış ekranında ya tarayıcınızı açtığınız anda otomatik olarak görülüyor mu? Eğer öyleyse, bazı şeyleri yeniden ayarlayarak hesabınızı daha az bariz hâle getirmeniz gerekiyor demektir.

    Belçika ve Amerika Birleşik Devletleri gibi kimi ülkelerde, şifreniz için yapılan bir isteğe yasal yollardan karşı koyabilirsiniz. Birleşik Krallık ve Hindistan gibi diğer bölgelerde, yerel yasalar devlete parolanın açıklanmasını isteme hakkı verir. Eğer ABD sınırlarından geçerken dijital cihazlarınızdaki verileri korumak istiyorsanız, EFF'in bu konuda hazırladığı Defending Privacy at the U.S. Border rehberine bakabilirsiniz.

    Lütfen kanıtların kasıtlı şekilde imhasının ve soruşturmayı engellemenin ayrı bir suç olarak cezalandırıldığını ve çok ağır sonuçları olabileceğini unutmayın. Kimi durumlarda, devlet için iddia ettikleri ve araştırdıkları suçlardansa, bunu kanıtlayarak daha ağır cezalar vermek çok daha kolay olabilir.

    Son güncelleme: 
    2016-01-13
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Verilerinizi Güvende Tutmak

    Verilerinizin başkaları tarafından ele geçirilmesini engellemenin en büyük zorluklarından biri, depoladığınız ya da taşıdığınız bu verilerin boyutunun büyüklüğü ve bu verilerin sizden kolaylıkla çalınabileceğidir. Birçoğumuz iletişim kurduğumuz kişilerin tarihçesini, haberleşmelerimizi ve dizüstü bilgisayarımızda, hatta cep telefonlarımızda üzerinde çalıştığımız dökümanları yanımızda taşıyoruz. Bu veri, onlarca, hatta binlerce insan hakkında gizli bilgiler içeriyor. Bir telefon ya da bir dizüstü bilgisayar saniyeler içinde kopyalanabilir.

    Amerika Birleşik Devletleri, sınırlarında verilere el koyan ve bu verileri kopyalan ülkelerden sadece biridir. Verileriniz, polis barikatlarındayken elinizden alınabilir, sokaktayken kapılabilir, evinizdeyken çalınabilir.

    Haberleşmelerinizi şifreleme kullanarak güvende tuttuğunuz gibi, verilerinizi fiziksel anlamda çalan insanların bu verilere erişimini de zorlaştırabilirsiniz. Bilgisayarlar ve cep telefonları, parolalar, PIN ya da el hareketleri (gestures) ile kilitlenebilir, ancak bu kilitler, cihazının ele geçirilmesi durumunda verilerinizi korumaz. Verileriniz bu cihazların içinde okunabilir bir durumda saklandığı için, bu tarz kilitleri geçmek nispeten kolaydır. Bir saldırganın tüm yapması gereken, cihazın hafızasına doğrudan erişmektir. Daha sonra saldırgan bu veriyi parolanız olmadan inceleyebilir ya da kopyalayabilir.

    Eğer şifreleme kullanırsanız, düşmanınızın şifreyi çözmesi için sadece cihazınıza değil, parolanıza da sahip olması gerekir. Bu işlemin kestirme bir yolu yoktur.

    Birkaç klasör yerine, verilerinizin tamamını şifrelemek hem daha güvenli, hem de daha kolaydır. Bilgisayarların ve akıllı telefonların çoğu, tam disk şifreleme özelliğini bir opsiyon olarak sunar. Android bu özelliği "Güvenlik", iPhone ve iPad gibi Apple markalı ürünler ise "Veri Koruması" seçeneği altında bu özelliği sunar ve bir parola ayarlamanız takdirde bu seçeneği aktifleştirir. Windows Pro kullanan bilgisayarlarda ise bu özellik "BitLocker" olarak bilinir. 

    "BitLocker" kod dış yorumcular tam olarak nasıl güvenli bilmek için zor olduğu anlamına gelir özel kapalı ve. "BitLocker" kullanarak Microsoft gizli güvenlik olmadan güvenli depolama sistemi sağlar güveniyorum gerektirir. Zaten Windows kullanıyorsanız eğer Öte yandan, zaten aynı ölçüde Microsoft'u güveniyoruz. Eğer biliyorsanız veya Windows veya "BitLocker" ya bir arka kapı yarar olabilir saldırganların tür gözetimi konusunda endişeleriniz varsa, bu tür GNU / Linux veya BSD, özellikle versiyonu olarak alternatif açık kaynak kodlu işletim sistemi düşünebilirsiniz o güvenlik saldırılarından gibi kuyrukları ya da Qubes OS karşı sertleştirilmiş edilmiştir.

    Apple, FileVault'la birlikte macOS üzerinde tam disk şifreleme özelliği sunar. Linux dağıtımlarında bu özellik genellikle sisteminizi kurarkensize önerilir. Bu rehber güncellendiğinde, Windows sürümleri için BitLocker dışında önerebileceğimiz başka bir tam disk şifreleme uygulaması bulunmamaktadır.

    Cihazınız bu özelliğe ne derse desin, şifrelemeniz sadece kullandığınız parola kadar iyidir. Eğer saldırganınız cihazınızı ele geçirmişse, saldırganın parolanızı kırması için sınırsız vakti var demektir. Adli yazılımlar saniyede milyonlarca parola tahmini yapabilir. Bu, 4 haneli bir parolanın verilerinizi uzun bir süre koruyamayacağı anlamına gelir. Uzun bir parola bile saldırganınızı yalnızca yavaşlatır. Bu tarz durumlarda işinize yarayabilecek, çok güçlü bir parola en az 15 karaktere sahip olmalıdır.

    Gerçekçi olursak, birçoğumuz bu uzunluktaki bir parolayı bilgisayarlarımıza ve taşınabilir cihazlarımıza girmeyi öğrenmeyecek ve girmeyecek. Bu yüzden şifreleme her ne kadar sıradan erişimi engellemede yardımcı olsa da, gerçek anlamda gizli kalması gereken verilerinize olan fiziksel erişimi engellemek amacıyla, bu verilerinizi gizli bir yerde saklamalı ya da daha güvenli bir bilgisayar içinde saklı tutmalısınız.

    Güvenli Bir Bilgisayar Yaratın Anchor link

    Güvenli bir ortamı muhafaza etmek oldukça zor bir iştir. En iyi ihtimalle, şifrelerinizi, alışkanlıklarınızı ve ana bilgisayarınız ya da cihazınız üzerinde kullandığınız yazılımları değiştirmek zorunda kalırsınız. En kötü ihtimalle ise, sürekli gizli bilgiler sızdırıp sızdırmadığınızı ya da güvenli olmayan yöntemler kullandığınızı düşünür durursunuz. Bazı problemlerin çözümünü biliyor olsanız bile, bu çözümler sizin kontorlünüzde olmayabilir.

    Değerli verilerinizi ve haberleşmelerinizi daha güvenli olan bir bilgisayarla kordon altına almak, düşünmeniz gereken bir stratejidir. Bu bilgisayarı ara sıra kullanın ve kullandığınızda bilgisayar üzerinde gerçekleştirdiğiniz işlemleri bilinçli olarak gerçekleştirin. Dosya ekleri açmak istiyorsanız ya da güvenli olmayan bir yazılım kullanmak istiyorsanız, bu işlemleri başka bir bilgisayar üzerinde gerçekleştirin.

    Güvenli bir bilgisayar kuruyorsanız, bu bilgisayarı güvenli yapmak için ne gibi ek adımlar atabilirsiniz?

    Cihazınızı fiziksel anlamda daha güvende olacağı bir yerde tutabilirsiniz. Kilitleyebileceğiniz bir dolap bu tarz yerlere bir örnektir, çünkü dolabınızın kilidi kırıldığı takdirde, cihazınız üzerinde oynama yapılıp yapılmadığını tahmin edebilirsiniz.

    Gizliliği ve güvenliği ön planda tutan Tails tarzı bir işletim sistemi kullanabilirsiniz. Günlük iş rutininizde açık kaynak kodlu bir işletim sistemi kullanamayabilirsiniz (ya da kullanmak istemeyebilirsiniz), ancak özel epostalarınızı ya da anlık mesajlaşmalarınızı saklamak, düzenlemek ya da yazmak istiyorsanız, Tails bu ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır, çünkü yüksek güvenlik ayarları Tails ile birlikte varsayılan olarak gelir.

    Ek, güvenli bir bilgisayar sandığınız kadar pahalı bir opsiyon olmayabilir. Nadiren kıllanılan, yalnızca birkaç program çalıştıran bir bilgisayar hızlı ya da yeni olmak zorunda değildir. Modern bir dizüstü bilgisayar ya da telefon için harcayacağınız paranın çok azıyla kendinize eski bir netbook alabilirsiniz. Tails gibi güvenlik yazılımları eski bilgisayarlarda daha iyi çalışabileceğinden, eski bilgisayarlar, yeni bilgisayarlara oranla daha avantajlıdır.

    Gizli verilerinizin asıl kopyasını saklamak için güvenli bilgisayarınızı kullanabilirsiniz. Özel verilerinizi kordon altına alma konusunda güvenli bir bilgisayar faydalı olabilir, ancak bu yöntemin getireceği ek riskleri de hesaba katmalısınız. En çok değer verdiğiniz verileri sadece bir bilgisayarda saklarsanız, bu bilgisayarınız bariz bir hedef haline gelebilir. Bilgisayarınızı iyice saklayın, sakladığınız yerin neresi olduğunu kimseye söylemeyin ve bilgisayarınızın sürücüsünü güçlü bir parola kullanarak şifrelemeyi ihmal etmeyin. Bu yolla eğer bilgisayarınız çalınsa bile, verilerinizin parolanız olmadan okunamayacağından emin olursunuz.

    Bir başka risk ise, bu bilgisayarınızın hasar görmesi durumunda verilerinizin tek kopyasının kaybedileceği tehlikesidir.

    Eğer düşmanınız, verilerinizi kaybetmenizden yararlanacaksa, sakladığınız yer ne kadar güvenli olursa olsun, verilerinizi tek bir yerde saklamayın. Şifrelenmiş bir kopya yaratın ve bu kopyayı başka bir yerde saklayın.

    Internet saldırılarına ve çevrimiçi gözetime karşı korunmanın en iyi yolu, sürpriz olmayan bir şekilde, internete hiçbir şekilde bağlanmamaktır. Güvenli olan bilgisayarınızın hiçbir zaman yerel bir ağa ya da WiFi'a bağlanmadığından emin olabilirsiniz ve bilgisayarınıza yalnızca fiziksel medya (DVD ya da USB bellekler) aracılığıyla dosya kopyalayabilirsiniz. Ağ güvenliğinde bu yöntem, bilgisayar ve dünyanın geri kalanı arasında "hava boşluğuna" sahip olma olarak bilinir. Birçok kişi bu yönteme başvurmaz, ancak nadiren kullandığınız ve kaybetmeyi kesinlikle istemediğiniz verileri bu şekilde saklayabilirsiniz. Sadece önemli mesajlarınız için ("Diğer şifreleme anahtarlarım artık güvenli değil" gibi) kullandığınız şifreleme anahtarı, bir parola listesi veya bir başka kişinin size emanet ettiği dosyalar bu tür verilere örnektir. Birçok durumda tam bir bilgisayar kullanmak yerine, gizli bir depolama cihazı kullanmayı tercih edebilirsiniz. Şifrelenmiş ve güvenli bir şekilde gizli tutulan bir USB belleği, muhtemelen internete bağlı olmayan tam bir bilgisayar kadar faydalıdır (ya da faydasızdır).

    Eğer güvenli cihazınızı kullanarak internete bağlanırsanız, sürekli kullandığınız internet hesaplarına bağlanmamayı ya da kullanmamayı tercih edebilirsiniz. Haberleşmeleriniz için kullanacağınız ayrı web ve eposta hesaplarınızı bu bilgisayarla yaratın ve IP adresinizi bu servislerden gizli tutmak için Tor kullanın. Eğer bir kişi kötü amaçlı yazılım kullanarak özel olarak kimliğinizi hedef alıyorsa, ya da haberleşmelerinizi engelliyorsa, farklı hesaplar ve Tor kullanmak kimliğiniz ve kullandığınız bilgisayar arasındaki bağlantıyı kırmakta size yardımcı olur.

    Güvenli bir bilgisayar fikrinin bir diğer varyasyonu da güvenli olmayan bir bilgisayara sahip olmaktır: yalnızca tehlikeli bölgelere gittiğinizde ya da riskli bir işlem gerçekleştirmeniz gerektiğinde kullanacağınız bir cihaz. Örnek vermek gerekirse, birçok gazeteci ve aktivist seyahat ederken yanlarında minimal bir netbook taşırlar. Bu bilgisayar bu kişilerin önemli dökümanlarını, kişi listelerini ya da eposta bilgilerini saklamaz, bu yüzden bilgisayarın çalınması veya taranması durumunda çok bir şey kaybedilmez. Aynı stratejiyi cep telefonları için de uygulayabilirsiniz. Genellikle bir akıllı telefon kullanıyorsanız, seyahat ettiğinizde ya da özel haberleşmeleriniz için ucuz bir kullan-at telefon kullanmayı düşünebilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2016-12-01
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
  • Şifreleme Nedir?

    Şifreleme; kodların, şifrelerin ve gizli mesajların matematiksel bilimidir. Tarih boyunca insanlar şifrelemeyi kullanarak birbirlerine gönderdikleri kişiler dışında kimsenin okuyamayacağını umdukları mesajlar yolladılar.

    Günümüzde, şifrelemeyi bizim yerimize gerçekleştirebilecek kapasitede bilgisayarlara sahibiz. Dijital şifreleme teknolojileri gizli mesajlar yaratmanın ötesine geçti; günümüzde şifrelemeyi bir mesajı gönderen kişinin kimliğini doğrulamak ya da Tor ile anonim olarak web'de dolaşmak gibi çok daha ayrıntılı işler için kullanabiliyoruz.

    Bazı koşullarda, şifreleme oldukça otomatik ve basit olabilir. Ancak şifrelemenin yanlış gidebileceği durumlar olabilir ve bunları ne kadar iyi anlarsanız, bu durumlara karşı o kadar güvende olursunuz.

    Şifrelemede bilinmesi gereken üç konsept Anchor link

    Özel ve genel anahtarlar

    Şifrelemede öğrenilmesi gereken en önemli konseptlerden birisi anahtardır. Yaygın biçimde kullanılan şifreleme biçimleri bir özel anahtar içerir, bu sizin bilgisayarınızda saklanan bir sırdır ve yalnızca sizin için gönderilmiş mesajları okumanıza izin verir. Bir özel anahtar aynı zamanda diğer insanlara gönderdiğiniz mesajlara değiştirilemez bir imza yerleştirmenize de imkan sağlar. Bir genel anahtar ise, insanların sizinle özel olarak mesajlaşmasını veya sizden gelen imzaları doğrulamasını sağlayan ve diğer insanlara verebileceğiniz ya da herkese açık olarak yayınlayabileceğiniz bir dosyadır. Özel ve genel anahtarlar, birbirine mükemmel olarak uyacak şekilde kesilmiş bir taşın iki parçası gibi eş çiftler olarak gelir, ancak birbirinin aynısı değillerdir.

    Güvenlik sertifikaları

    Öğrenilmesi oldukça değerli bir diğer konsept ise güvenlik sertifikalarıdır. Bilgisayarınızdaki web tarayıcısı sitelerle şifreli bağlantıları HTTPS kullanarak gerçekleştirir. Bunu yaptıklarında, sertifikaları inceleyerek alan adlarının genel anahtarlarını kontrol ederler—(www.google.com, www.amazon.com, veya ssd.eff.org gibi). Sertifikalar, onlarla güvenli bir şekilde iletişim kurabilmeniz için, karşınızdaki kişinin veya websitesinin doğru genel anahtarına sahip olup olmadığınızı tespit etmenin bir yoludur.

    Zaman zaman web'de dolaşırken sertifikalarla alakalı hatalarla karşılaşabilirsiniz. Genellikle, bunun sebebi websiteyle aranızdaki gizli iletişimi kırmaya çalışan bir otel veya kafe ağıdır. Bunun yanı sıra sertifika sistemlerinde yaşanan bürokratik bir yanlışlık yüzünden de böyle hatalarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Ancak bazen, bu hataların sebebi bir hackerın, hırsızın, polislerin ya da istihbarat ajanslarının şifreli bağlantınızı kırmaya çalışması da olabilir.

    Maalesef, bu vakalar arasındaki farkları belirlemek neredeyse imkansızdır. Bu yüzden, eğer hesabınız olan ya da hassas bilgiler içeren bir siteyle ilgili böyle bir sertifika hatasıyla karşılaşırsanız siteye devam etmemelisiniz.

    Anahtar Parmak İzleri

    "Parmak izi" kelimesi bilgisayar güvenliği alanında birçok farklı anlama gelmektedir. Bu terimin kullanım biçimlerinden birisi olan "anahtar parmak izi", "342e 2309 bd20 0912 ff10 6c63 2192 1928" gibi bir karakter grubu için kullanılır ve bunlarla internetteki herhangi birisinin doğru özel anahtarı kullanıp kullanmadığını güvenli bir şekilde kontrol edebilirsiniz. Kontrolünüz sonucunda parmak izleri eşleşiyorsa, karşınızdakinin o kişi olduğundan emin olma olasılığınız artar. Ancak yine de bu mükemmel bir yol değildir, eğer anahtarlar kopyalanmış ya da çalınmışsa başka birisi de aynı parmak izini kullanabilir.

    Son güncelleme: 
    2015-04-22
    Bu sayfa İngilizce'den çevrilmiştir. Sayfanın İngilizce versiyonu daha güncel olabilir.
JavaScript license information