Surveillance
Self-Defense

Aktivist ya da Protestocu?

  • Aktivist ya da Protestocu?

    Kampanyanız sizi nereye götürürse götürsün, kendinizi ve iletişiminizi nasıl güvende tutarsınız.

    Devrim tweetlenmeyecek olabilir ama günümüz aktivizmi her şeye rağmen sıklıkla çevrimiçi organize olmaya dayanıyor. Bu playlist sizlere aktivistlerin karşılaştığı riskleri nasıl anlayacağınızı ve kendinizi bunlara karşı nasıl koruyacağınızı öğretecek.

  • Risklerinizi Değerlendirmek

    Verilerinizi herkesten sürekli korumaya çalışmak pratik olmadığı gibi yorucudur. Ancak korkunuz olmasın! Güvenlik bir süreçtir ve dikkatli bir planlamanın neticesinde sizin için neyin doğru olduğunu değerlendirmek mümkündür. Güvenlik sadece kullandığınız araçlardan veya indirdiğiniz uygulamalardan ibaret değildir. Güvenlik, karşılaştığınız tehditleri anlamak, ve bu tehditlere nasıl karşı gelebileceğinizi anlamakla başlar.

    Bilgisayar güvenliğinde bir tehdit, verinizi savunma çabanızı baltalamaya çalışabilecek olan potansiyel bir olaya verilen isimdir. Bu saldırılara karşı gelebilmek için neyi, kime karşı koruyacağınızı belirlemeniz gerekir. Bu işlemin adı "tehdit modellemesi"dir.

    Bu rehber kendi tehdit modelinizi nasıl oluşturabileceğinizi, ya da dijital bilgileriniz için riskleri nasıl analiz edebileceğinizi ve bu risklere karşı hangi çözümlerin çare olabileceğini öğretecek.

    Tehdit modellemesi neye benzer? Diyelim ki evinizi ve mülkünüzü güvende tutmak istiyorsunuz. Bu sorulardan bazılarını sorabilirsiniz:

    Evimde korumaya değer neler var?

    • Bunlar mücevherat, elektronik eşyalar, finansal belgeler, pasaport, veya fotoğraflar olabilir.

    Bunları kimden korumak istiyorum?

    • Mülkünüzü hırsızlardan, ev arkadaşlarınızdan, veya misafirlerinizden korumak isteyebilirsiniz.

    Mülkümü korumayı isteme olasılığım nedir?

    • Komşunuzun evi daha önce soyuldu mu? Ev arkadaşlarım veya misafirlerim ne kadar güvenilir? Düşmanlarım ne kadar kabiliyetli? Hangi riskleri düşünmeliyim?

    Başarısızlığın benim için zararı nedir?

    • Evimde yenisiyle değiştiremeyeceğim bir şey var mı? Eşyalarımı değiştirmek için yeterli zamanım veya param var mı? Evimden çalınan eşyalar sigorta güvencesinde mi?

    Bu sonuçları engellemek için ne kadar uğraşmaya niyetliyim?

    • Hassas belgeler için bir kasa almaya niyetim var mı? Kaliteli bir kilit almaya param var mı? Değerli eşyalarımı korumak için yerel bankamdan güvenlik kutusu kiralamaya vaktim var mı?

    Kendinize bu soruları sorduktan sonra, hangi tedbirleri alabileceğinize karşı bir fikriniz olacak. Eğer eşyalarınız değerliyse, ancak bunların çalınma riski düşükse, pahalı bir kilit almak istemeyebilirsiniz. Ama değerli eşyalarınızın çalınma riski büyükse, piyasadaki en iyi kilidi almaya ek olarak iyi bir güvenlik sistemine yatırım yapmak bile isteyebilirsiniz.

    Tehdit modelinizi oluşturmak, karşılaşabileceğiniz riskleri, varlıklarınızı, düşmanınızı, düşmanınızın kabiliyetini, ve bu risklerin gerçekleşme ihtimalini değerlendirmenize yardımcı olur.

    Tehdit modellemesi nedir ve nasıl başlarım?

    Tehdit modellemesi değer verdiğiniz şeylere karşı varolan tehditleri ve bu tehditlerin kimlerden gelebileceğini belirlemenize yardımcı olur. Tehdit modellemenizi oluştururken, aşağıdaki beş soruya cevap verin:

    1. Neyi korumak istiyorum?
    2. Kimden korumak istiyorum?
    3. Başarısızlık ne gibi kötü sonuçlara yol açar?
    4. Bu şeyi korumak zorunda kalma ihtimalim nedir?
    5. Muhtemel olasılıkları engellemek için ne tür zorluklara katlanabilirim?

    Bu soruları yakından inceleyelim.

    Neyi korumak istiyorum?

    "Varlık", değer verdiğiniz ve korumak istediğiniz bir şeydir. Dijital güvenlik bağlamında ise bir varlık bir tür bilgidir. Örneğin, epostanız, kişi listeniz, anlık mesajlarınız, konumunuz, ve dosyalarınız birer varlıktır. Cihazlarınız varlıklara başka bir örnektir.

    Varlıklarınızın bir listesini çıkarın: sakladığınız veriler, bunları nerede sakladığınız, bunlara kimlerin erişiminin olduğu, ve başkalarının bunlara erişimini neyin durdurduğu gibi.

    Kimden korumak istiyorum?

    Bu soruya cevap vermek için kimlerin sizi ve bilgilerinizi hedef alabileceğini belirlemek önemlidir. Varlıklarınıza karşı tehdit oluşturan bir kişi veya kuruma "düşman" (adversary) denir. Patronunuz, eski ortağınız, ticari rakibiniz, devletiniz, açık ağ üzerindeki bir hacker düşmanlara örnektir.

    Düşmanlarınızın veya varlıklarınızı ele geçirmeye çalışmak isteyebilecek kişilerin bir listesini hazırlayın. Listeniz kişileri, bir devlet kurumunu, veya şirketleri kapsayabilir.

    Düşmanınıza göre değişkenlik göstermekle birlikte, bu listeyi hazırladıktan ve tehdit modellemenizi yaptıktan sonra listenizi yok etmek isteyebilirsiniz.

    Başarısızlık ne gibi kötü sonuçlara yol açar?

    Bir düşmanın verinizi tehdit etmesinin birçok yolu vardır. Örneğin düşmanınız ağ üzerinden geçen gizli haberleşme trafiğinizi okuyabilir, veya verilerinizi silebilir ya da kullanılmaz hale getirebilir.

    Düşmanların gerekçeleri, saldırıları gibi farklılık gösterebilir. Polis şiddetini gösteren bir videonun yayılmasını engellemeye çalışan bir devlet için bu videoyu silmek veya dağıtımını kısıtlamak yeterli olabilir. Buna karşın siz farkında olmadan politik rakibiniz gizli belgelerinize erişmek isteyebilir ve bunları yayınlayabilir.

    Tehdit modellemesi sürecinde bir saldırganın varlıklarınızdan birine başarıyla saldırması durumunda yaşanabilecek kötü sonuçları irdelemek çok önemlidir. Bunun için düşmanınızın kabiliyetini hesaba katmalısınız. Örneğin, mobil hizmet sağlayıcınız telefon kayıtlarınızın hepsini elinde tutar, bu yüzden bu verileri size karşı kullanma kabiliyetine sahiptir. Açık bir Wi-Fi ağındaki bir hacker şifrelenmemiş görüşmelerinize erişebilir. Devletinizin kabiliyeti çok daha güçlü olabilir.

    Düşmanınızın gizli verilerinizle neler yapabileceğini bir yere yazın.

    Bu şeyi korumak zorunda kalma ihtimalim nedir?

    Belli bir varlığınıza karşı mevcut olan belli bir tehdidin gerçekleşme ihtimaline risk denir. Risk, kabiliyetle birlikte ele alınır. Mobil hizmet sağlayıcınız bütün telefon kayıtlarınızı elinde tutsa bile, bu kayıtları yayınlama riski kendi saygınlığına getireceği zarardan ötürü düşüktür.

    Tehdit ve risk ayrımını yapmak önemlidir. Tehdit, olabilecek kötü bir şeyken; risk, tehdidin gerçekleşme ihtimalidir. Örneğin tehdit, binanızın yıkılabilecek olmasıyken risk, binanızın yıkılma ihtimalinin depremlerin nadiren gerçekleştiği Stockholm'e oranla, depremlerin sıklıkla gerçekleştiği San Francisco'da yüksek olmasıdır.

    Risk analizini gerçekleştirmek hem subjektif hem de kişisel bir işlemdir çünkü herkesin öncelikleri ve tehdide bakış açısı farklıdır. Bazı kişiler için risk ne olursa olsun bazı tehditler kabul edilemez, çünkü sonucu ne olursa olsun tehdidin varoluşu ve düşük bile olsa gerçekleşme ihtimali onlar için yeterlidir. Diğer durumlarda ise bazı kişiler tehdidi bir problem olarak görmedikleri için yüksek riskleri görmezden gelirler.

    Ciddiye alacağınız tehditleri, ve hangilerinin zararsız (ya da mücadelesinin zor) veya nadiren gerçekleşebileceğini bir kenara yazın.

    Muhtemel olasılıkları engellemek için ne tür zorluklara katlanabilirim?

    Bu soruyu cevaplayabilmeniz için risk analizi yapmanız gerekir. Herkesin öncelikleri ve tehditlere bakış açısı farklıdır.

    Örneğin, ulusal güvenlikle ilgili bir konuda müvekkilini temsil eden bir avukat, davayla ilgili olan görüşmelerini korumak için bir annenin kızına kedi videoları yollamak için kullandığı eposta hesabından farklı olarak hesabını korumak için her türlü yola başvurabilir.

    Özgün tehditlerinizi hafifletmeye yönelik seçeneklerinizi bir yere yazın. Finansal, teknik, veya sosyal baskılarla karşı karşıya olup olmadığınıza dikkat edin.

    Sıradan bir uygulama olarak tehdit modellemesi

    Durumunuzla birlikte tehdit modelinizin de değişebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden, tehdit modellemesi durumunuzu sıklıkla gözden geçirmek iyi bir pratiktir.

    Özgün durumunuza uygun kendi tehdit modelinizi yaratın. Daha sonra gelecek bir tarihi takviminizde işaretleyin. Bu işlem, tehdit modelinizi gözden geçirmeniz ve tehdit modelinizin mevcut durumunuzla uyumluluğunu kontrol etmeniz için sizi uyaracaktır.

    Son güncelleme: 
    2017-09-07
  • Başkalarıyla Haberleşmek

    Telekomünikasyon ağları ve internet, insanların birbirleriyle hiç olmadığı kadar kolayca iletişim kurmalarını sağladı, ancak bu iletişim ağları gözetimin insanlık tarihinde daha önce görülmemiş şekilde yayınlaşmasına da ön ayak oldu. Mahremiyetinizi koruyacak ekstra adımlar atmadığınız sürece, yaptığınız telefon görüşmeleri, attığınız metin mesajları, epostalar, anlık mesajlaşmalar, VoIP aramaları, görüntülü sohbetler ve sosyal medya mesajlarınız gözetime karşı savunmasız kalıyor.

    Bilgisayarları ve telefonları işin içine dahil etmeden, başkalarıyla iletişim kurmanın en güvenli yolu yüz yüze görüşmektir. Ancak bunu yapmak her zaman mümkün değildir. Eğer bir ağ üzerinden yaptığınız görüşmelerinizin içeriğini korumak istiyorsanız, en güvenli ikinci seçeneğiniz görüşmelerinizde uçtan uca şifreleme kullanmaktır.

    Uçtan uca şifreleme nasıl çalışır?

    İki kişi (Akiko ve Boris) güvenli bir şekilde iletişim kurmak istediğinde, bu kişilerin kendilerine şifreli anahtar yaratmaları gerekir. Akiko, Boris'e mesaj yollamadan önce, Boris'in mesajın şifresini çözebilmesi için mesajını Boris'in anahtarına şifreler. Daha sonra şifrelenmiş bu mesajı internet üzerinden gönderir. Eğer bir kişi Akiko ve Boris'in görüşmelerini dinliyorsa (bu dinlemeyi yapan kişinin Akiko'nun mesaj göndermek için kullandığı servise erişimi olsa bile), bu kişi sadece şifrelenmiş veriyi görebilir ve Akiko ve Boris'in mesajlaşmalarını okuyamaz. Boris, Akiko'nun mesajını aldığında, Akiko'nun mesajını okunabilir bir hale dönüştürmek için, mesajın şifresini kendi anahtarıyla çözmelidir.

    Uçtan uca şifreleme kullanmak için belli bir efor sarfetmeniz gerekir. Ancak görüşen kişilerin, görüşürken kullandıkları platforma güvenme gereği duymadan, görüşmelerinin güvenli olduğunu doğrulamaları için başka bir seçenekleri yoktur. Skype gibi bazı servisler uçtan uca şifreleme kullandıklarını iddia ederler ancak bu gerçeği yansıtmaz. Uçtan uca şifrelemenin güvenli olabilmesi için, kullanıcıların mesajlarını şifrelerken kullandıkları anahtarın gerçekten konuştukları kişiye ait olup olmadığını doğrulaması gerekir. Eğer yazılım bu kontrol mekanizmasını içermiyorsa, yazılımın kullandığı bu şifreleme yazılımın ait olduğu şirket tarafından kolaylıkla çözülebilir (ya da bir devlet bu şirketi şifreyi çözmeye zorlayabilir).

    Anlık mesajlaşmalarınızı ve eposlarınızı uçtan uca şifreleme ile nasıl koruyabileceğinizi detaylı bir şekilde anlatan, Freedom of the Press Foundation'ın (Basın Özgürlüğü Vakfı) hazırladığı Encryption Works isimli rehbere gözatabilirsiniz. Konuyla ilgili bizim düzenlediğimiz SSD rehberlerine de bakabilirsiniz:

    Sesli aramalar

    Sabit hat ya da cep telefonu kullanarak bir arama yaptığınızda, konuşmalarınız uçtan uca şifrelenmez. Eğer cep telefonu kullanıyorsanız, cep telefonunuz ve baz istasyonu arasındaki iletişim zayıf bir şekilde şifrelenebilir. Ancak yaptığınız görüşme telefon ağları arasında taşınırken, konuşmalarınız, kullandığınız telefon operatörü ya da operatörünüzün üzerinde güç sahibi olan organizasyonların yapacağı dinlemeye karşı korunmasızdır. Sesli arama yaptığınızda uçtan uca şifreleme kullandığınızdan emin olmak istiyorsanız, bunu en kolay yolu VoIP kullanmaktır.

    Dikkatli olun! Skype ya da Google Hangouts gibi popüler olan VoIP servis sağlayıcıları, konuşmalarınızın dinlenmesini engellemek için şifreleme hizmeti sunar. Ancak bu, servis sağlayıcınızın konuşmalarınızı dinleyemeyeceği anlamına gelmez. Tehdit modelinize göre bu size bir problem yaratabilir, ya da yaratmayabilir.

    Uçtan uca şifreleme hizmeti sunan bazı VoIP servis sağlayıcıları şunlardır:

    Uçtan uca şifreleme kullanarak VoIP üzerinden bir görüşme gerçekleştirmek istiyorsanız, görüşeceğiniz kişiyle aynı (ya da uyumlu) yazılımı kullanmak zorundasınız.

    Metin mesajları

    Standart metin (SMS) mesajları uçtan uca şifrelemeyi desteklemez. Telefonunuzu kullanarak şifrelenmiş mesajlar göndermek istiyorsanız, metin mesajları göndermek yerine şifreleme kullanan anlık mesajlaşma yazılımlarından birini kullanmayı düşünün.



    Uçtan uca şifreleme kullanan anlık mesajlaşma servislerinin bazıları kendi protokollerini kullanır. Mesela, Signal kullanan Android ve iOS kullanıcıları, bu uygulamaları kullanarak birbirleriyle güvenli bir şekilde sohbet edebilirler. ChatSecure, XMPP kullanan herhangi bir ağ üzerindeki konuşmalarınızı OTR ile şifreleyen mobil bir uygulamadır, bu da çeşitli bağımsız anlık mesajlaşma servislerinden istediğinizi seçebileceğiniz anlamına gelir.

    Anlık mesajlaşmalar

    Off-the-Record (OTR), gerçek zamanlı mesajlaşmalar için yazılmış ve diğer servislerle birlikte kullanılabilen, uçtan uca şifreleme protokolüdür.

    OTR kullanan bazı anlık mesajlaşma yazılımları şunlardır:

    Eposta

    Eposta servis sağlayıcılarının büyük bir çoğunluğu, herhangi bir internet tarayıcısını kullanarak epostalarınıza ulaşmanız için size bir yol sunar. Bu servis sağlayıcılarının büyük bir çoğunluğu HTTPS hizmeti sunar. Kullandığınız eposta servis sağlayıcısının HTTPS kullanıp kullanmadığını öğrenmek için, eposta hesabınıza giriş yaptıktan sonra internet tarayıcınızın adres çubuğuna bakın ve adresin HTTPS ile başlayıp başlamadığını kontrol edin (örnek olarak https://mail.google.com adresini ziyaret edebilirsiniz).

    Eğer eposta servis sağlayıcınız HTTPS'i destekliyorsa, ancak bunu varsayılan olarak yapmıyorsa, adres satırındaki HTTP'yi HTTPS ile değiştirin ve sayfayı yenileyin. Mevcut olduğu durumlarda HTTPS kullandığınızdan emin olmak istiyorsanız, Chrome ve Firefox için hazırlanmış HTTPS Everywhere eklentisini kullanabilirsiniz.

    Varsayılan olarak HTTPS kullanan eposta servis sağlayıcılarının bazıları şunlardır:

    • Gmail
    • Riseup
    • Yahoo

    Bazı eposta servis sağlayıcıları, HTTPS'i varsayılan olarak kullanabilmeniz için ayarlar kısmından size bu seçeneği sunar. Bunu yapan en popüler eposta servis sağlayıcısı Hotmail'dir.

    Taşıma katmanı şifrelemesi ne işe yarar ve buna neden ihtiyaç duyabilirsiniz? SSL ya da TLS olarak da anılan HTTPS, iletişiminizi şifreleyerek aynı ağ üzerindeki insanların sizi izlemesine engel olur. Bir havaalanında ya da bir kafede, okulunuzdaki veya ofisinizdeki aynı Wi-Fi ağı üzerinden internete bağlandığınız insanlara ek olarak, internet servis sağlayıcınızda çalışan sistem yöneticileri, kötü niyetli bilgisayar korsanları, devletler ve güvenlik güçlerinin de sizi izlemesi HTTPS tarafından zorlaştırılır. Ziyaret ettiğiniz internet siteleri, yolladığınız epostalar, yazdığınız blog yazıları ve mesajlarınızın içeriği dahil olmak üzere, internet tarayıcınızı kullanarak yaptığınız işlemleri HTTPS yerine HTTP üzerinden gerçekleştirirseniz, sizi izlemek isteyen ve bilgilerinizi görmek isteyen saldırganının işini oldukça kolaylaştırmış olursunuz.

    HTTPS, internette dolaşırken kullanabileceğiniz ve herkese önerdiğimiz en temel şifreleme düzeyidir. Bu, araba kullanırken emniyet kemeri takmanız kadar temel bir işlemdir.

    Ancak HTTPS'in yapamadığı bazı şeyler de vardır. HTTPS kullanarak eposta gönderdiğiniz zaman, eposta servis sağlayıcınız yolladığınız epostanın şifrelenmemiş versiyonunu alır. Devletler ve güvenlik güçleri, bu bilgileri mahkemeden izin alarak elde edebilir. ABD merkezli eposta servis sağlayıcıları, kendilerine devlet tarafından bazı kullanıcı bilgilerinin verilmesi için bir talep geldiğinde, bu talepleri bilgileri istenen kullanıcıya yasalar izin verdiği müddetçe haber vereceklerini söylerler ancak bu isteğe bağlıdır ve birçok durumda servis sağlayıcılarının kullanıcılarını bu taleplerden haberdar etmesi yasalarca engellenir. Google, Yahoo, Microsoft gibi eposta servis sağlayıcıları, devletlerin bu taleplerini şeffaflık raporu yayınlayarak duyururlar. Bu raporda gelen talep sayısı, hangi ülkelerin bilgi talep ettiği ve raporu yayınlayan şirketin bu taleplerin kaçına cevap verdiği detaylandırılır.

    Eğer tehdit modeliniz devlet veya polisi içine alıyorsa, ya da başka bir sebepten ötürü eposta servis sağlayıcınızın epostalarınızın içeriğini üçüncü bir partiye vermediğinden emin olmak istiyorsanız, epostalarınızda uçtan uca şifrelemeyi kullanın.

    PGP (Pretty Good Privacy), eposlarınızı uçtan uca şifreleme için kullanabileceğiniz bir yazılımdır. PGP, doğru kullanıldığında görüşmeleriniz için oldukça güçlü bir koruma sağlar. Epostanız için PGP şifrelemesini nasıl yükleyeceğiniz ve kullanacağınıza dair detaylı bir bilgi istiyorsanız, aşağıdaki linklere gözatın:

    Uçtan uca şifreleme neleri yapamaz?

    Uçtan uca şifreleme iletişiminizin kendisini değil, sadece içeriğini korur. Epostanızın başlığı ve kiminle ne zaman iletişim kurduğunuz gibi bilgileri içeren metaverinizi (metadata) korumaz.

    Metaveri, görüşmeleriniz içeriği gizli olsa bile, görüşmelerinize dair birçok bilgiyi açığa çıkarabilir.

    Telefon görüşmelerinizin metaverisi, birçok özel ve hassas bilgiyi açığa çıkarır. Örnek verecek olursak:

    • Saat 2:24'te bir cinsel sohbet hattını aradığınız ve konuşmanızın 18 dakika sürdüğü bilinir ancak ne konuştuğunuz bilinmez.
    • Boğaziçi Köprüsü üzerinden intihar destek hattını aradığınız bilinir, ancak konuşmanızın içeriği gizli kalır.
    • HIV testi yapan bir kurumla konuştuğunuz ve bu görüşmeden sonra aynı saat içinde sağlık sigortası sağlayıcınızla görüştüğünüz bilinir, ancak bu kurumlarla ne konuştuğunuz bilinmez.
    • Bir kadın doktorunu aradığınız ve yarım saat konuştuğunuz, daha sonra da Aile Planlaması Derneği'ni aradığınız bilinir, ancak ne hakkında konuştuğunuzu kimse bilmez.

    Eğer cep telefonuyla bir arama yapıyorsanız, bulunduğunuz konumla alakalı bilgi de bir metaveridir. 2009 yilinda, Yeşil Parti üyesi politikacı Malte Spitz, kendisine ait olan telefon verilerini vermesi için Deutsche Telekom'a dava açtı ve kazandığı bu dava sonucunda elde ettiği verileri bir Alman gazetesiyle paylaştı. Bu verilerden üretilen görselleme, Spitz'in tüm hareketlerini gösteriyordu.

    Metaverilerinizi korumak için uçtan uca şifrelemeyle birlikte Tor gibi araçları kullanmak zorundasınız.

    Tor ve HTTPS'in metaverinizi ve görüşmelerinizin içeriğini olası saldırganlara karşı nasıl koruduğu konusunda bilgi almak istiyorsanız, Tor ve HTTPS isimli rehberimize gözatabilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2017-01-12
  • Verilerinizi Güvende Tutmak

    Verilerinizin başkaları tarafından ele geçirilmesini engellemenin en büyük zorluklarından biri, depoladığınız ya da taşıdığınız bu verilerin boyutunun büyüklüğü ve bu verilerin sizden kolaylıkla çalınabileceğidir. Birçoğumuz iletişim kurduğumuz kişilerin tarihçesini, haberleşmelerimizi ve dizüstü bilgisayarımızda, hatta cep telefonlarımızda üzerinde çalıştığımız dökümanları yanımızda taşıyoruz. Bu veri, onlarca, hatta binlerce insan hakkında gizli bilgiler içeriyor. Bir telefon ya da bir dizüstü bilgisayar saniyeler içinde kopyalanabilir.

    Amerika Birleşik Devletleri, sınırlarında verilere el koyan ve bu verileri kopyalan ülkelerden sadece biridir. Verileriniz, polis barikatlarındayken elinizden alınabilir, sokaktayken kapılabilir, evinizdeyken çalınabilir.

    Haberleşmelerinizi şifreleme kullanarak güvende tuttuğunuz gibi, verilerinizi fiziksel anlamda çalan insanların bu verilere erişimini de zorlaştırabilirsiniz. Bilgisayarlar ve cep telefonları, parolalar, PIN ya da el hareketleri (gestures) ile kilitlenebilir, ancak bu kilitler, cihazının ele geçirilmesi durumunda verilerinizi korumaz. Verileriniz bu cihazların içinde okunabilir bir durumda saklandığı için, bu tarz kilitleri geçmek nispeten kolaydır. Bir saldırganın tüm yapması gereken, cihazın hafızasına doğrudan erişmektir. Daha sonra saldırgan bu veriyi parolanız olmadan inceleyebilir ya da kopyalayabilir.

    Eğer şifreleme kullanırsanız, düşmanınızın şifreyi çözmesi için sadece cihazınıza değil, parolanıza da sahip olması gerekir. Bu işlemin kestirme bir yolu yoktur.

    Birkaç klasör yerine, verilerinizin tamamını şifrelemek hem daha güvenli, hem de daha kolaydır. Bilgisayarların ve akıllı telefonların çoğu, tam disk şifreleme özelliğini bir opsiyon olarak sunar. Android bu özelliği "Güvenlik", iPhone ve iPad gibi Apple markalı ürünler ise "Veri Koruması" seçeneği altında bu özelliği sunar ve bir parola ayarlamanız takdirde bu seçeneği aktifleştirir. Windows Pro kullanan bilgisayarlarda ise bu özellik "BitLocker" olarak bilinir. 

    "BitLocker" kod dış yorumcular tam olarak nasıl güvenli bilmek için zor olduğu anlamına gelir özel kapalı ve. "BitLocker" kullanarak Microsoft gizli güvenlik olmadan güvenli depolama sistemi sağlar güveniyorum gerektirir. Zaten Windows kullanıyorsanız eğer Öte yandan, zaten aynı ölçüde Microsoft'u güveniyoruz. Eğer biliyorsanız veya Windows veya "BitLocker" ya bir arka kapı yarar olabilir saldırganların tür gözetimi konusunda endişeleriniz varsa, bu tür GNU / Linux veya BSD, özellikle versiyonu olarak alternatif açık kaynak kodlu işletim sistemi düşünebilirsiniz o güvenlik saldırılarından gibi kuyrukları ya da Qubes OS karşı sertleştirilmiş edilmiştir.

    Apple, FileVault'la birlikte macOS üzerinde tam disk şifreleme özelliği sunar. Linux dağıtımlarında bu özellik genellikle sisteminizi kurarkensize önerilir. Bu rehber güncellendiğinde, Windows sürümleri için BitLocker dışında önerebileceğimiz başka bir tam disk şifreleme uygulaması bulunmamaktadır.

    Cihazınız bu özelliğe ne derse desin, şifrelemeniz sadece kullandığınız parola kadar iyidir. Eğer saldırganınız cihazınızı ele geçirmişse, saldırganın parolanızı kırması için sınırsız vakti var demektir. Adli yazılımlar saniyede milyonlarca parola tahmini yapabilir. Bu, 4 haneli bir parolanın verilerinizi uzun bir süre koruyamayacağı anlamına gelir. Uzun bir parola bile saldırganınızı yalnızca yavaşlatır. Bu tarz durumlarda işinize yarayabilecek, çok güçlü bir parola en az 15 karaktere sahip olmalıdır.

    Gerçekçi olursak, birçoğumuz bu uzunluktaki bir parolayı bilgisayarlarımıza ve taşınabilir cihazlarımıza girmeyi öğrenmeyecek ve girmeyecek. Bu yüzden şifreleme her ne kadar sıradan erişimi engellemede yardımcı olsa da, gerçek anlamda gizli kalması gereken verilerinize olan fiziksel erişimi engellemek amacıyla, bu verilerinizi gizli bir yerde saklamalı ya da daha güvenli bir bilgisayar içinde saklı tutmalısınız.

    Güvenli Bir Bilgisayar Yaratın

    Güvenli bir ortamı muhafaza etmek oldukça zor bir iştir. En iyi ihtimalle, şifrelerinizi, alışkanlıklarınızı ve ana bilgisayarınız ya da cihazınız üzerinde kullandığınız yazılımları değiştirmek zorunda kalırsınız. En kötü ihtimalle ise, sürekli gizli bilgiler sızdırıp sızdırmadığınızı ya da güvenli olmayan yöntemler kullandığınızı düşünür durursunuz. Bazı problemlerin çözümünü biliyor olsanız bile, bu çözümler sizin kontorlünüzde olmayabilir.

    Değerli verilerinizi ve haberleşmelerinizi daha güvenli olan bir bilgisayarla kordon altına almak, düşünmeniz gereken bir stratejidir. Bu bilgisayarı ara sıra kullanın ve kullandığınızda bilgisayar üzerinde gerçekleştirdiğiniz işlemleri bilinçli olarak gerçekleştirin. Dosya ekleri açmak istiyorsanız ya da güvenli olmayan bir yazılım kullanmak istiyorsanız, bu işlemleri başka bir bilgisayar üzerinde gerçekleştirin.

    Güvenli bir bilgisayar kuruyorsanız, bu bilgisayarı güvenli yapmak için ne gibi ek adımlar atabilirsiniz?

    Cihazınızı fiziksel anlamda daha güvende olacağı bir yerde tutabilirsiniz. Kilitleyebileceğiniz bir dolap bu tarz yerlere bir örnektir, çünkü dolabınızın kilidi kırıldığı takdirde, cihazınız üzerinde oynama yapılıp yapılmadığını tahmin edebilirsiniz.

    Gizliliği ve güvenliği ön planda tutan Tails tarzı bir işletim sistemi kullanabilirsiniz. Günlük iş rutininizde açık kaynak kodlu bir işletim sistemi kullanamayabilirsiniz (ya da kullanmak istemeyebilirsiniz), ancak özel epostalarınızı ya da anlık mesajlaşmalarınızı saklamak, düzenlemek ya da yazmak istiyorsanız, Tails bu ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır, çünkü yüksek güvenlik ayarları Tails ile birlikte varsayılan olarak gelir.

    Ek, güvenli bir bilgisayar sandığınız kadar pahalı bir opsiyon olmayabilir. Nadiren kıllanılan, yalnızca birkaç program çalıştıran bir bilgisayar hızlı ya da yeni olmak zorunda değildir. Modern bir dizüstü bilgisayar ya da telefon için harcayacağınız paranın çok azıyla kendinize eski bir netbook alabilirsiniz. Tails gibi güvenlik yazılımları eski bilgisayarlarda daha iyi çalışabileceğinden, eski bilgisayarlar, yeni bilgisayarlara oranla daha avantajlıdır.

    Gizli verilerinizin asıl kopyasını saklamak için güvenli bilgisayarınızı kullanabilirsiniz. Özel verilerinizi kordon altına alma konusunda güvenli bir bilgisayar faydalı olabilir, ancak bu yöntemin getireceği ek riskleri de hesaba katmalısınız. En çok değer verdiğiniz verileri sadece bir bilgisayarda saklarsanız, bu bilgisayarınız bariz bir hedef haline gelebilir. Bilgisayarınızı iyice saklayın, sakladığınız yerin neresi olduğunu kimseye söylemeyin ve bilgisayarınızın sürücüsünü güçlü bir parola kullanarak şifrelemeyi ihmal etmeyin. Bu yolla eğer bilgisayarınız çalınsa bile, verilerinizin parolanız olmadan okunamayacağından emin olursunuz.

    Bir başka risk ise, bu bilgisayarınızın hasar görmesi durumunda verilerinizin tek kopyasının kaybedileceği tehlikesidir.

    Eğer düşmanınız, verilerinizi kaybetmenizden yararlanacaksa, sakladığınız yer ne kadar güvenli olursa olsun, verilerinizi tek bir yerde saklamayın. Şifrelenmiş bir kopya yaratın ve bu kopyayı başka bir yerde saklayın.

    Internet saldırılarına ve çevrimiçi gözetime karşı korunmanın en iyi yolu, sürpriz olmayan bir şekilde, internete hiçbir şekilde bağlanmamaktır. Güvenli olan bilgisayarınızın hiçbir zaman yerel bir ağa ya da WiFi'a bağlanmadığından emin olabilirsiniz ve bilgisayarınıza yalnızca fiziksel medya (DVD ya da USB bellekler) aracılığıyla dosya kopyalayabilirsiniz. Ağ güvenliğinde bu yöntem, bilgisayar ve dünyanın geri kalanı arasında "hava boşluğuna" sahip olma olarak bilinir. Birçok kişi bu yönteme başvurmaz, ancak nadiren kullandığınız ve kaybetmeyi kesinlikle istemediğiniz verileri bu şekilde saklayabilirsiniz. Sadece önemli mesajlarınız için ("Diğer şifreleme anahtarlarım artık güvenli değil" gibi) kullandığınız şifreleme anahtarı, bir parola listesi veya bir başka kişinin size emanet ettiği dosyalar bu tür verilere örnektir. Birçok durumda tam bir bilgisayar kullanmak yerine, gizli bir depolama cihazı kullanmayı tercih edebilirsiniz. Şifrelenmiş ve güvenli bir şekilde gizli tutulan bir USB belleği, muhtemelen internete bağlı olmayan tam bir bilgisayar kadar faydalıdır (ya da faydasızdır).

    Eğer güvenli cihazınızı kullanarak internete bağlanırsanız, sürekli kullandığınız internet hesaplarına bağlanmamayı ya da kullanmamayı tercih edebilirsiniz. Haberleşmeleriniz için kullanacağınız ayrı web ve eposta hesaplarınızı bu bilgisayarla yaratın ve IP adresinizi bu servislerden gizli tutmak için Tor kullanın. Eğer bir kişi kötü amaçlı yazılım kullanarak özel olarak kimliğinizi hedef alıyorsa, ya da haberleşmelerinizi engelliyorsa, farklı hesaplar ve Tor kullanmak kimliğiniz ve kullandığınız bilgisayar arasındaki bağlantıyı kırmakta size yardımcı olur.

    Güvenli bir bilgisayar fikrinin bir diğer varyasyonu da güvenli olmayan bir bilgisayara sahip olmaktır: yalnızca tehlikeli bölgelere gittiğinizde ya da riskli bir işlem gerçekleştirmeniz gerektiğinde kullanacağınız bir cihaz. Örnek vermek gerekirse, birçok gazeteci ve aktivist seyahat ederken yanlarında minimal bir netbook taşırlar. Bu bilgisayar bu kişilerin önemli dökümanlarını, kişi listelerini ya da eposta bilgilerini saklamaz, bu yüzden bilgisayarın çalınması veya taranması durumunda çok bir şey kaybedilmez. Aynı stratejiyi cep telefonları için de uygulayabilirsiniz. Genellikle bir akıllı telefon kullanıyorsanız, seyahat ettiğinizde ya da özel haberleşmeleriniz için ucuz bir kullan-at telefon kullanmayı düşünebilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2016-12-01
  • Güçlü Parolalar Yaratmak

    Parola Yöneticilerini Kullanarak Güçlü Parolalar Yaratmak

    Parolalarınızı tekrar kullanmak tarifi ve telafisi zor bir pratiktir. Kötü amaçlı bir kişinin, farklı servislerde kullandığınız parolanızı ele geçirmesi durumunda, bu kişi kullandığınız servislerin büyük bir çoğuna izniniz olmadan erişebilir. Bu yüzden güçlü, eşsiz, ve farklı parolalar kullanmak önemlidir.

    Neyse ki bu gibi durumlarda size yardımcı olacak parola yöneticileri mevcuttur. Parola yöneticileri, sizin hatırlamanıza gerek kalmadan farklı siteler üzerinde kullanabileceğiniz güçlü (ve değişik) parolalar oluşturan ve bunları güvenli bir şekilde saklayan yazılımlardır. Parola yöneticileri:

    • insaların tahmin etmesi zor olan güçlü parolalar yaratırlar.
    • birçok parolayı (ve güvenlik sorularının cevaplarını) güvenli bir şekilde saklarlar.

    • parolalarınızın tamamını ana parola (veya anahtar parolası) kullanarak korurlar.

    KeePassXC açık kaynak kodlu ve ücretsiz olan parola yöneticilerine bir örnektir. Bunu isterseniz masaüstü bilgisayarınızda kullanabilir, veya internet tarayıcınıza entegre edebilirsiniz. KeePassXC yaptığınız değişiklikleri otomatik olarak kaydetmez, bu yüzden yaptığınız ancak kaydetmediğiniz bir değişiklikten sonra uygulama çökerse (kapanırsa), yaptığınız değişiklikleri kaybetmiş olursunuz. Uygulamadaki bu özelliği isterseniz ayarlar menüsünden değiştirebilirsiniz.

    Bir parola yöneticisinin sizin için doğru bir araç olup olmadığını merak mı ediyorsunuz? Eğer güçlü bir ulus-devletin hedefi haline gelmişseniz, parola yöneticileri sizin için doğru olmayabilir.

    Unutmayın:

    • parola yöneticisi kullanmak tek bir hata noktası oluşturur.

    • parola yöneticileri düşmanlarınız için bariz bir hedeftir.

    • araştırmalara göre parola yöneticileri yazılım açıklarına sahip olabilir.

    Eğer pahalı dijital saldırılardan yana bir korkunuz varsa, daha düşük teknolojili yöntemlerden faydalanın. Güçlü parolaları parola yöneticilerinin yardımı olmadan, manüel olarak yaratabilir, bu parolaları bir kağıda yazabilir, ve bunları üzerinizde taşıyabilirsiniz.

    Bir dakika... Hani parolalarımızı bir kağıda yazmadan aklımızda tutmamız gerekiyordu? Parolalarınızı bir kağıda yazıp, bunları cüzdan gibi bir yerde taşırsanız, parolalarınızı kaybettiğinizde veya çaldırdığınızda en azından bundan haberiniz olur.

    Zar Kullanarak Güçlü Parolalar Yaratmak

    Hatırlamanız ve özellikle güçlü olması gereken birkaç parola vardır. Bunlar:

    İnsanların kendi başlarına parola yaratmalarıyla alakalı en büyük problemlerden biri, insanların öngörülemeyen, rastgele seçimler yapmak konusundaki zayıflığıdır. Güçlü ve akılda kalan parolalar yaratmanın yollarından biri, birzar ve kelime listesi kullanmaktır. Bu kelimelerin bütünü "anahtar parolanızı" oluşturur. "Anahtar parolası", normal parolalardan daha uzun ve daha güvenli olan parolalara verilen isimdir. Sürücü şifrelemesi ve parola yöneticiniz için en az altı kelimeden oluşan bir anahtar parolası oluşturmanızı tavsiye ediyoruz.

    Neden en az altı kelime? Kelimeleri seçmek için neden zar kullanmalıyım? Parolalarınız ne kadar uzun ve rastgele olursa, bilgisayarların ve insanların bunları tahmin etmesi de o kadar zor olur. Tahmin etmesi zor, uzun parolalara neden ihtiyaç olduğuyla alakalı daha detaylı bilgi almak istiyorsanız, linkteki açıklayıcı videomuzu izleyebilirsiniz..

    EFF'in hazırladığı kelime listesini kullanarak kendinize bir anahtar parolası oluşturun.

    Eğer bilgisayarınıza veya cihazınıza casus yazılım yüklendiyse, bu casus yazılım ana parolanızı girerken sizi izleyebilir ve parola yöneticinizin içeriğini çalabilir. Bu yüzden parola yöneticisi kullanırken bilgisayarınıza kötü amaçlı yazılımların yüklenmediğinden emin olmak oldukça önemlidir.

    "Güvenlik Soruları" Üzerine Bir Söz

    Websitelerinin parolanızı unuttuğunuzda kimliğinizi doğrulamak için sorduğu "güvenlik sorularına" karşı dikkatli olun. Bu tarz soruların çoğuna vereceğiniz dürüst cevaplar, azimli saldırganlar tarafından kamuya açık kaynaklardan kolayca bulunabilir ve bu sayede parolanızı tamamen atlatabilirler.

    Bunun yerine, kimsenin bilmediği kurgusal cevaplar verin. Örneğin, güvenlik sorusu aşağıdaki sorudan oluşuyorsa:

    "İlk evcil hayvanınızın ismi nedir?"

    Bu soruya vereceğiniz cevap, parola yöneticinizin rastgele yarattığı bir parola olabilir. Bu kurgusal cevapları parola yöneticinizde saklayabilirsiniz.

    Güvenlik sorularını cevapladığınız siteleri hatırlayın ve cevaplarınızı değiştirmeyi düşünün. Farklı websiteleri ve servisler üzerinde aynı parolayı veya güvenlik sorusu cevaplarını kullanmayın.

    Parolalarınızı Farklı Cihazlara Senkronize Etmek

    Birçok parola yöneticisi parola-senkronizasyonu özelliği ile parolalarınızı farklı cihazlarda kullanmanıza olanak sağlar. Bu, cihazlarınızın birini kullanarak parolalarınız üzerinde yaptığınız değişikliklerin, diğer cihazlarınıza otomatik olarak yansıtılması anlamına gelir.

    Parola yöneticileri, parolalarınızı "bulutta", yani uzak bir sunucuda şifreli olarak saklayabilir. Parolalarınıza ihtiyacınız olduğunda, bu yöneticiler parolalarınızı sunucudan temin eder ve şifrelerini çözerler. Parola saklamak ve senkronize etmek için kendi sunucularını kullanan parola yöneticilerinin kullanımı daha kolaydır, ancak bu yöneticiler saldırılara karşı biraz daha savunmasızdır. Eğer parolalarınız hem bilgisayarınızda, hem de bulutta saklanıyorsa, bir saldırganın parolalarınızı ele geçirmek için bilgisayarınıza sızmasına gerek yoktur. (Saldırganın hedefi ne olursa olsun, parola yöneticinizin ana parolasını tahmin etmelidir.)

    Eğer parolalarınızı bulutta saklamak konusunda tereddütleriniz varsa, bu özelliği devre dışı bırakıp parolalarınızı sadece bilgisayarınızda da saklayabilirsiniz.

    Her ihtimale karşı parola veritabanınızın yedeğini alın. Cihazınızı çaldırdığınız veya teknik bir problem sebebiyle veritabanınızı kaybettiğiniz durumlarda bu yedek size yardımcı olacaktır. Parola yöneticilerinin çoğunda dosya yedekleme özelliği vardır. İsterseniz bu özelliği, isterseniz de sıradan bir yedekleme uygulamasını kullanabilirsiniz.

    Çok Adımlı Doğrulama ve Tek Kullanımlık Parolalar

    Güçlü ve benzersiz parolalar kullanmak, hesaplarınızın kötü aktörler tarafından ele geçirilmesini zorlaştırır. Hesaplarınızı daha da güvenli hale getirmek istiyorsanız, iki adımlı doğrulamayı etkinleştirin.

    Bazı servisler, kullanıcıların hesaplarına giriş yapabilmeleri için iki bileşene (bir parola ve ikincil bir etmen) sahip olmalarını zorunlu kılar. Buna iki adımlı doğrulama (ya da 2FA, çok adımlı doğrulama, veya iki adımlı onaylama) denir. İkincil etmen, tek kullanımlık gizli bir kod veya mobil cihazınızdaki bir uygulamanın yarattığı bir numara olabilir.

    Mobil cihazınızla iki adımlı doğrulamadan faydalanmanın iki farklı yolu vardır:

    • telefonunuzla güvenlik kodları oluşturan bir uygulama kullanabilirsiniz. Google Authenticator ve Authy bu uygulamalara örnektir. Eğer bu uygulamaları kullanmak istemiyorsanız, YubiKey gibi bir cihaz da kullanabilirsiniz.
    • alternatif olarak giriş yapmaya çalıştığınız servis size güvenlik kodlarını SMS olarak gönderebilir.

    Eğer seçme şansınız varsa, iki adımlı doğrulama özelliğini SMS ile değil, telefonunuza yüklediğiniz uygulama ile kullanın. Bir saldırganın SMS mesajıyla alacağınız kodları kendisine yönlendirmesi, uygulamayı aynı kötü amaçla kullanmasına oranla daha kolaydır.

    Google gibi bazı servisler, tek kullanımlık parolalardan oluşan bir liste yaratmanıza izin verir. Bu parolalar yazıcıdan çıkarmanız veya bir kağıda yazmanız içindir. Bu parolaların her birini yalnızca bir kere kullanabilirsiniz. Eğer bu parolalardan birini giriş yapmak için yazarken çaldırırsanız, hırsız bu parolayı bir daha kullanamayacaktır.

    Eğer haberleşme ağınızı kendiniz veya organizasyonunuz yönetiyorsa, sistemlerinize girişte iki adımlı doğrulamayı etkinleştirecek ücretsiz yazılımlar bulunmaktadır. "Time-Based One-Time Passwords" (Zamana Dayalı Tek Kullanımlık Parolalar) ya da RFC 6238 ismindeki açık standartı entegre eden yazılımlara bakabilirsiniz.

    Bazı Durumlarda Parolanızı Beyan Etmeniz Gerekebilir

    Parolaları beyan etme ile ilgili olan yasalar ülkeden ülkeye değişiklik gösterir. Bazı ülkelerde bu talebe karşı yasal olarak mücadele etme şansınız varken, diğer ülkelerde yasal güvenceniz olmadan devlet sizi taleplerini yerine getirmeye zorlayabilir — hatta istenilen parolayı bildiğinizden şüphelenilirse, hapis tehlikesiyle bile karşı karşıya kalabilirsiniz. Fiziksel zarar tehdidi, bir kişiyi parolalarını söylemeye zorlayabilir. Buna ek olarak başka bir ülkeye seyahat ettiğinizde, gümrük görevlileri parolalarınızı beyan etmediğiniz veya cihazlarınızın parolalarını kaldırmayı reddettiğiniz için işlerinizi geciktirebilir, veya cihazlarınıza el koyabilir.

    Buna benzer durumlar için Amerika'ya gelirken veya giderken, cihazlarınızın güvenliğiyle ilgili tavsiyelerin yer aldığı bir rehber hazırladık. Diğer durumlarda, başkalarının sizi parolalarınızı vermeniz için nasıl zorlayabileceğini, ve bu taleplere karşı koymanın ne gibi sonuçlar doğurabileceğini detaylıca düşünmelisiniz.

    Son güncelleme: 
    2017-10-15
  • Protestolara Katılmak (Uluslararası)

    Kişisel teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, farklı politik inançlara sahip protestocular, protestolarını ve polislerle olan karşılaşmalarını kameralar ya da cep telefonları gibi elektronik cihazları kullanarak daha sık belgelemeye başladılar. Bazı durumlarda, üzerinize yürüyen bir çevik kuvvetin internette herhangi bir yere yüklenmiş tek karelik görüntüsü ciddi bir etki yaratabilir ve bu görüntü insanların davanıza gereken önemi vermesine yol açabilir. Aşağıda anlatacaklarımız, kendinizi bir protestoda bulduğunuzda ve polis tarafından sorgulandığınız, gözaltına alındığınız ya da tutuklandığınızda elektronik cihazınızın güvenliğiyle alakalı endişelendiğiniz durumlarda hatırlayacağınız faydalı ipuçları içerir. Bu rehberin genel bilgiler içerdiğini unutmayın ve eğer spesifik endişeleriniz varsa lütfen bir avukatla konuşun.

    ABD'deki protestolara katılmak ile ilgili hazırladığımız rehber için buraya tıklayın.

    Kişisel Cihazınızı Bir Protesto İçin Hazırlamak

    Telefonunuzu bir protestoya götürmeden önce, telefonuzun içeriği hakkında iyice düşünün. Telefonunuz kişi listesi, son aradığınız kişiler, metin mesajlarınız ve epostalarınız, fotoğraflar ve videolar, GPS konum verisi, internet tarihçeniz ve şifreleriniz ya da aktif oturumlarınız ve sosyal medya hesaplarınızın içeriği gibi bol miktarda veriye sahiptir. Saklanılan şifreler veya aktif oturumlar aracılığıyla cihaza erişim, bir kişinin uzaktaki sunuculardan hakkınızda daha da çok bilgi toplamasına olanak sağlayabilir. (Bu servislerden çıkış yapabilirsiniz.)

    Birçok ülkede, insanlar cep telefonu satın alırken SIM kartlarını kaydettirmek zorundalardır. Eğer cep telefonunuzu bir protestoya götürürseniz, devletin sizin protestoda bulunduğunuzu farketmesini kolaylaştırmış olursunuz. Eğer protestoya katılımınızı devletten ya da güvenlik güçlerinden gizli tutmak istiyorsanız, fotoğraflar aracılığıyla tanınmanızı zorlaştırmak için yüzünüzü kapatın. Ancak bunu yapmak maske karşıtı yasalar sebebiyle bazı yerlerde başınızı derde sokabilir. Ayrıca, cep telefonunuzu yanınıza almayın. Eğer telefonunuzu yanınıza almak zorundaysanız, isminize kayıtlı olmayan bir telefon kullanın.

    Haklarınızı korumak için kullandığınız telefonu aramalara karşı korumak isteyebilirsiniz. Ayrıca protestolara giderken yanınıza hassas veriler içermeyen, daha önce haberleşme ya da sosyal medya hesaplarına bağlanmak için kullanmadığınız ve kaybetmeniz ya da belli bir süre ayrılmanızın sizin için bir sorun teşkil etmeyeceği kullan at ya da alternatif bir telefon almayı düşünebilirsiniz. Telefonunuzda birçok hassas ve kişisel bilgi varsa, ikinci seçenek sizin için daha iyi olabilir.

    Şifre koruması ve şifreleme seçenekleri: Telefonunuzu her zaman bir şifreyle koruyun. Şifre koruması ya telefonuzu kilitlemenin uzman adli analize karşı etkili bir engel olmadığının bilincinde olun. Android ve iPhone gibi cihazların işletim sistemleri tam disk şifrelemesini destekler ve bu özelliği kullanmanızı tavsiye de ediyoruz, ancak en güvenli yol telefonunuzu yanınızda taşımamanız ve başka bir yerde bırakmanızdır.

    Cep telefonu şifrelemesiyle ilgili problemlerden biri, Android işletim sisteminde disk şifrelemesi ve ekran kilidinin açılması için kullanılan şifrenin aynı olmasıdır. Bu kötü bir tasarımdır, çünkü bu tasarım kullanıcıyı ya şifreleme için zayıf bir şifre seçmeye, ya da ekran kilidini açmak için zahmetli ve uzun bir şifre girmeye zorlar. 8-12 karakter uzunluğunda rastgele karakterlerden oluşan ve cihazınız üzerinde yazması kolay olan bir şifre seçmeniz faydalı olacaktır. Ya da Android cihazınıza yönetici (root) erişiminiz varsa ve kabuk (shell) kullanmayı biliyorsanız, bu sayfayı okuyabilirsiniz. (Mesajlarınızı ve sesli aramalarınızı nasıl şifreleyebileceğinizle ilgili detaylı bilgiler için "Başkalarıyla Haberleşmek” makalesini okuyabilirsiniz.)

    Verilerinizi yedekleyin: Cep telefonunuzdaki verileri düzenli bir şekilde yedeklemeniz, özellikle cihazınızın bir emniyet görevlisinin eline düşmesi durumunda önemlidir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, telefonunuzu geri almanız uzun sürebilir (hatta alamayabilirsiniz) ve kasıtlı veya kasıtsız telefonunuzun içeriğinin silinme ihtimali vardır.

    Benzer sebeplerden ötürü, arama izniniz olmasına rağmen telefonunuzu kaybetme ihtimaline karşı vücudunuza keçeli bir kalemle önemli, ancak sizi suçlayıcı olmayacak bir telefon numarası yazın.

    Baz istasyonu konum bilgisi: Eğer cep telefonunuzu bir protestoya götürürseniz, devletin servis sağlayıcınızdan bilgi talep etmesiyle, protestoda olduğunuzu öğrenmesini kolaylaştırmış olursunuz. (Biz, yasanın devletten konum bilgisini elde etmek için bireyselleştirilmiş izin gerektirdiğine inanıyoruz, ancak devlet bizimle aynı görüşe sahip değil.) Bir protestoya katıldığınız gerçeğini devletten saklamak istiyorsanız, cep telefonunuzu yanınıza almayın. Eğer cep telefonunuzu götürmek zorundaysanız, isminize kayıtlı olmayan bir cep telefonunu yanınıza alın.

    Bir protestoda tutuklancağınıza dair endişeliyseniz, güvenli bir yerde bulunan güvendiğiniz bir arkadaşınıza gönderilmek üzere önceden yazılmış bir mesaj hazırlamak iyi bir yöntemdir. Bu kişiye göndereceğiniz metin mesajınızı yazın ve acil bir durum sırasında mesajınızı hemen göndererek tutuklandığınızı haber vermek için mesajınızı hazır tutun. Ayrıca bir arkadaşınızla birlikte önceden düzenlenmiş bir görüşme planlayabilirsiniz — eğer arkadaşlarınız sizden haber almazlarsa, tutuklandığınızı varsayabilirler.

    Arkadaşınızı telefonunuza el konulduğundan ya da tutuklandığınızdan haberdar etmenize ek olarak, yetkililerin sizi şifrelerinizi vermeye zorlaması ihtimaline karşı güvendiğiniz arkadaşınız eposta ya da sosyal medya hesaplarınızın şifrelerini de değiştirebilir.

    Kasıtlı olarak delil gizlemek ya da yoketmek kendi başına bazı yargı alanlarında (buna birçok sosyal demokrasi de dahildir) yasaktır.

    Bu plana girişmeden önce sizin ve arkadaşınızın bu yasayı ve risklerini anladığından emin olun. Örneğin, hukukun egemenliğinin geleneksel olarak güçlü olduğu ve protesto eyleminin kendisininin suç olmadığı bir ülkede protesto yapıyorsanız, güvenlik güçlerini hesaplarınızın dışında bırakmak için plan yapmak kanun ihlali yapmanıza yol açabilir; önceden böyle bir plana girişmeseydiniz hakkınızda bir suçlama olmadığı için serbest bırakılırdınız. Öte yandan, kontrolü olmayan milis kuvvetlerinin elinde kendinizin ve arkadaşlarınızın fiziksel güvenliği için endişeleniyorsanız, arkadaşlarınızın kimliklerini ve kendi verilerinizi onlardan saklamanız, bir soruşturmaya razı olmanızdan çok daha önemli olabilir.

    Protestodasınız – şimdi ne olacak?

    Protestoda olduğunuzda, güvenlik güçlerinin bölgedeki haberleşmeleri gözetleyebileceğini unutmayın. Mesajlarınızı ChatSecure, mesajlarınızı ve telefon görüşmelerinizi ise Signal kullanarak şifreleyebilirsiniz.

    Haberleşmeleriniz şifrelenmiş olsa bile, metaverinizin şifrelenmediğini unutmayın; cep telefonunuz konumunuzu ve haberleşmelerinizle ilgili metaveriyi (kimle, ne kadar süre boyunca konuştuğunuz gibi bilgileri) ele verecektir.

    Kimliğinizi ve konumunuzu gizli tutmak istiyorsanız, fotoğraflarınızı yayınlamadan önce fotoğraflarınızın metadatasını temizlediğinizden emin olun.

    Bazı durumlarda toplanılan delilin güvenilirliğini göstermesi açısından metaveri yararlı olabilir. The Guardian Project, metaveriyle birlikte kullanıcının GPS koordinasyonunu, rakımını, pusula yönünü, ışıkölçer okumalarını, komşu cihazların imzalarını, baz istasyonlarını ve WiFi ağlarıyla ilgili bilgileri de içeren InformaCam isminde bir araç yaratmıştır ve bu araç dijital görüntünün ne tür şartlar ve koşullar altında çekildiğinin belirlenmesine yardımcı olur.

    Son güncelleme: 
    2015-11-19
  • Protestolara Katılmak (ABD)

    Kişisel teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, farklı politik inançlara sahip protestocular, protestolarını ve polislerle olan karşılaşmalarını kameralar ya da cep telefonları gibi elektronik cihazları kullanarak daha sık belgelemeye başladılar. Bazı durumlarda, üzerinize yürüyen bir çevik kuvvetin internette herhangi bir yere yüklenmiş tek karelik görüntüsü ciddi bir etki yaratabilir ve bu görüntü insanların davanıza gereken önemi vermesine yol açabilir.

    Aşağıdaki anlattıklarımız, eğer kendinizi bir protestonun ortasında bulursanız ya da sorgulanmanız, gözaltına alınmanız ya da tutuklanmanız durumunda elektronik cihazlarınızı nasıl koruyacağınızla alakalı kullanışlı ipuçları içerir. Bu ipuçlarının genel öneriler olduğunu unutmayın ve özel bir endişeniz varsa lütfen bir avukata danışın.

    ABD dışında mı yaşıyorsunuz? "Protestolara Katılmak (Uluslararası)” isimli rehberimize göz atın.

    Protesto etmeden önce telefonunuzu koruyun

    Bir protestoya katılmadan önce telefonunuzun içeriği hakkında dikkatlice düşünün.

    Telefonunuz kişi listesi, son aradığınız kişiler, metin mesajlarınız ve epostalarınız, fotoğraflar ve videolar, GPS konum verisi, internet tarihçeniz ve şifreleriniz ya da aktif oturumlarınız ve eposta ve sosyal medya hesaplarınızın içeriği gibi bol miktarda veriye sahiptir. Saklanılan şifreler aracılığıyla cihaza erişim, bir kişinin uzaktaki sunucularla ilgili daha da çok bilgi elde etmesine olanak sağlayabilir.

    Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi, bir kişinin tutuklandığında polisin bu bilgiyi elde edebilmesi için arama izni çıkartması gerektiğine yakın bir zaman önce karar verdi, ancak bu kararın sınırları bugün hala tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ek olarak, güvenlik güçleri bazen bir telefona suç delili olduğu gerekçesiyle (protestoda çektiğiniz fotoğraflar gibi) ya da araç aramasının bir parçası olduğu gerekçesiyle el koymak isteyebilir. Daha sonra önceden el koydukları bu telefonun içeriğini incelemek için arama izni alabilirler.

    Haklarınızı korumak için, aramalara karşı telefonunuzu güçlendirmek isteyebilirsiniz. Aynı zamanda, protestolarda daha önce herhangi bir şekilde iletişim için kullanmadığınız ya da sosyal medya hesaplarınıza giriş yapmadığınız ve kaybetmeniz ya da belli bir süre kullanmamanız durumunda sizi zor durumda bırakmayacak bir kullan at telefon ya da alternatif bir telefon kullanmayı düşünebilirsiniz. Telefonunuzda birçok hassas ve kişisel bilgi varsa, ikinci seçenek sizin için daha iyi olabilir.

    Şifre koruması ve şifreleme seçenekleri: Telefonunuzu her zaman bir şifreyle koruyun. Şifre koruması ya telefonuzu kilitlemenin uzman adli analize karşı etkili bir engel olmadığının bilincinde olun. Android ve iPhone gibi cihazların işletim sistemleri tam disk şifrelemesini destekler ve bu özelliği kullanmanızı tavsiye ediyoruz, ancak en güvenli yol telefonunuzu yanınızda taşımamanız ve başka bir yerde bırakmanızdır.

    Cep telefonu şifrelemesiyle ilgili problemlerden biri, Android işletim sisteminde disk şifrelemesi ve ekran kilidinin açılması için kullanılan şifrenin aynı olmasıdır. Bu kötü bir tasarımdır, çünkü bu tasarım kullanıcıyı ya şifreleme için zayıf bir şifre seçmeye, ya da ekran kilidini açmak için zahmetli ve uzun bir şifre girmeye zorlar. 8-12 karakter uzunluğunda rastgele karakterlerden oluşan ve cihazınız üzerinde yazması kolay olan bir şifre seçmeniz faydalı olacaktır. Ya da Android cihazınıza yönetici (root) erişiminiz varsa ve kabuk (shell) kullanmayı biliyorsanız, bu sayfayı okuyabilirsiniz. (Mesajlarınızı ve sesli aramalarınızı nasıl şifreleyebileceğinizle ilgili detaylı bilgiler için "Başkalarıyla Haberleşmek” makalesini okuyabilirsiniz.)

    Verilerinizi yedekleyin: Cep telefonunuzdaki verileri düzenli bir şekilde yedeklemeniz, özellikle cihazınızın bir emniyet görevlisinin eline düşmesi durumunda önemlidir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız, telefonunuzu geri almanız uzun sürebilir (hatta alamayabilirsiniz) ve kasıtlı veya kasıtsız telefonunuzun içeriğinin silinme ihtimali vardır. Polisin bilgilerinizi silmesinin uygun olmadığını düşünmekle birlikte, böyle bir şeyin gerçekleşmesi olasılık dahilindedir.

    Benzer sebeplerden ötürü, arama izniniz olmasına rağmen telefonunuzu kaybetme ihtimaline karşı vücudunuza keçeli bir kalemle önemli, ancak sizi suçlayıcı olmayacak bir telefon numarası yazın.

    Baz istasyonu konum bilgisi: Eğer cep telefonunuzu bir protestoya götürürseniz, devletin servis sağlayıcınızdan bilgi talep etmesiyle, protestoda olduğunuzu öğrenmesini kolaylaştırmış olursunuz. (Biz, yasanın devletten konum bilgisini elde etmek için bireyselleştirilmiş izin gerektirdiğine inanıyoruz, ancak devlet bizimle aynı görüşe sahip değil.) Bir protestoya katıldığınız gerçeğini devletten saklamak istiyorsanız, cep telefonunuzu yanınıza almayın. Eğer cep telefonunuzu götürmek zorundaysanız, isminize kayıtlı olmayan bir cep telefonunu yanınıza alın.

    Göz altına alınırsanız arkadaşlarınıza ulaşamayabilirsiniz. Bir arkadaşınızla birlikte önceden düzenlenmiş bir arama planlayabilirsiniz — eğer arkadaşlarınız sizden haber almazlarsa, sizin tutuklandığınızı varsayabilirler.

    Protestodasınız – şimdi ne olacak?

    Telefonunuzun kontrolünü kaybetmeyin: Telefonunuzun kontrolünü kaybetmemek, telefonunuzu her daim yanınızda taşımanız gerektiği anlamına ya da tutuklanmanıza yol açacağını düşündüğünüz bir harekete kalkışmanız durumunda telefonunuzu güvendiniğiniz bir arkadaşınıza emanet etmeniz anlamına gelebilir.

    Fotoğraf ve video çekmeyi düşünün: Bir olayı belgeleyen kameraların olması bile polisin görevini kötüye kullanmasına engel olabilir. EFF, anayasanın birinci maddesinin size verdiği haklar neticesinde, polis faaliyetleri de dahil olmak üzere halka açık bir protestoyu belgeleme hakkınızın olduğuna inanıyor. Ancak polisin çeşitli yerel ve eyalet yasalarına atıfta bulunarak bu görüşe karşı çıkabileceğinin farkında olun. Ses kaydetmek gibi bir niyetiniz varsa, Reporter's Committee for Freedom of the Press isimli kuruluşun hazırladığı "Can We Tape?" isimli rehbere göz atabilirsiniz.

    Kimliğinizi ve konumunuzu gizli tutmak istiyorsanız, fotoğraflarınızı bir yerde yayınlamadan önce, fotoğraflarınızın metaverilerini sildiğinizden emin olun.

    Bazı durumlarda toplanılan delilin güvenilirliğini göstermesi açısından metaveri yararlı olabilir. The Guardian Project, metaveriyle birlikte kullanıcının GPS koordinasyonunu, rakımını, pusula yönünü, ışıkölçer okumalarını, komşu cihazların imzalarını, baz istasyonlarını ve WiFi ağlarıyla ilgili bilgileri de içeren InformaCam isminde bir araç yaratmıştır ve bu araç dijital görüntünün ne tür şartlar ve koşullar altında çekildiğinin belirlenmesine yardımcı olur.

    Fotoğraf ya da video çekerseniz, polis telefonunuza maddi delil olduğu gerekçesiyle el koymak isteyebilir. Eğer habercilikle uğraşıyorsanız, muhabirlere tanınan imtiyazları belirterek yayınlanmamış haberlerinizi koruma altına alabilirsiniz. RCFP, muhabirlere tanınan imtiyazların çeşitli eyaletlerde nasıl işlediğine dair bir rehber hazırlamıştır.

    Kimliğinizin ortaya çıkmasından endişeliyseniz, fotoğraflarda tanınmamak için yüzünüzü kapatın. Maskeler bazı yerlerde maske karşıtı yasalardan ötürü başınızı derde sokabilir.

    Yardım edin! Yardım edin! Tutuklanıyorum

    Telefonunuz ve herhangi bir şey için susma hakkına sahip olduğunuzu unutmayın.

    Polis tarafından sorgulanırsanız, kibar ve kesin bir şekilde avukatınızla görüşmek istediğinizi belirtebilirsiniz ve kibar ve kesin bir şekilde avukatınız olmadan sorgu halinin sonlandırılmasını talep edebilirsiniz. Bir avukatla görüşene kadar hiçbir şekilde konuşmamak en iyisidir. Ancak, sorulara cevap vermeye karar verirseniz, doğruyu söylediğinizden emin olun. Bir polis memuruna yalan söylemek büyük olasılıkla suçtur ve bilgisayarınızdan istedikleri şeyden çok polise yalan söylemek başınızı daha çok derde sokabilir.

    Eğer polis telefonunuza bakmak isterse, cihazınızın aranmasına izin vermediğinizi belirtebilirsiniz. Polis isterse sizi tutukladıktan sonra arama izniyle birlikte telefonunuzu arayabilir, ancak en azından sizin bu aramaya gönüllü olarak izin vermemiş olduğunuz netleşir.

    Eğer polis elektronik cihazınızın şifresini sorarsa (ya da cihazınızın kilidini açmanızı isterse), kibar bir şekilde bu isteklerini reddedebilirsiniz ve avukatınızla görüşmek isteyebilirsiniz. Eğer polis telefonun size ait olup olmadığını sorarsa, mülkiyet ya da kontrol durumunu itiraf ya da inkar etmeden telefonun yasalara uygun şekilde elinizde bulunduğunu söyleyebilirsiniz. Her tutuklanma durumu farklıdır ve bulunduğunuz durumun içinden sizi kurtarması için bir avukatın yardımına ihtiyacınız olacaktır.

    Zorlama ile kendi aleyhinize tanıklık etmenize karşı sizi koruyan anayasanın beşinci maddesi için avukatınıza danışın. Şifreleme anahtarı ya da şifrenin devri bu hakkı tetikliyorsa, bir mahkeme bile sizi bu bilgilerin ifşasına zorlayamaz. Şifreleme anahtarının ya da şifrenin devri, devletin daha önce sahip olmadığı bir bilgiyi ortaya çıkaracaksa (bir bilgisayardaki dosyalar üzerinde kontorlünüz olduğunun gösterilmesi gibi), anayasanın beşinci maddesinin sizi koruma altına aldığına dair sağlam bir argüman vardır. Ancak, eğer şifrelerin ve şifreleme anahtarlarının devri "tanıklık eylemi" (testimonial act) durumuna yol açmayacaksa (veri üzerinde kontrolünüzün olduğunu göstermek gibi), anayasanın beşinci maddesi sizi korumayabilir. Avukatınız bunun belli durumlarda nasıl uygulandığını anlamanızda size yardımcı olabilir.

    Ve polisin şifrelerinizi vermeniz için sizi zorlayamıyor olması, size bu konuda baskı yapmayacakları anlamına gelmez. Polis sizi gözaltına alabilir ve eğer yardımcı olmadığınızı düşünürlerse, sizi anında serbest bırakmak yerine hapisaneye yollayabilir. Polisin isteklerini yerine getirip getirmeyeceğinize karar vermelisiniz.

    Telefonum polisin elinde, nasıl geri alabilirim?

    Eğer telefonunuza ya da elektronik cihazınıza yasadışı bir şekilde el konulduysa ve serbest bırakıldığınızda size geri teslim edilmediyse, el konulan eşyalarınızın geri verilmesi için avukatınız mahkemeye talepte bulunabilir. Eğer polis elektronik cihazınızda bir suça ait delil bulunduğuna inanıyorsa (bu delil fotoğraflarınız ya da videolarınız içinde de olabilir), polis cihazınızı delil olarak tutabilir. Polis aynı zamanda cihazınızı yasal anlamda kaybetmeniz için girişimde bulunabilir, ancak buna mahkemede itiraz edebilirsiniz.

    21. yüzyılda cep telefonları ve diğer elektronik cihazlar protestoların olmazsa olmaz parçalarıdır. Vatandaş olsun veya olmasın, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her birey anayasanın birinci maddesinin kendilerine tanıdığı serbest konuşma ve toplanma özgürlüğünü kullanabilmelidir ve kullanmalıdır; umuyoruz ki yukarıda bulunan ipuçları mülkiyetinize ve mahremiyetinize karşı olan riskleri akıllıca idare etmenize yardımcı olur.

    Son güncelleme: 
    2015-01-09
  • Araçlarınızı Seçmek

    Bireylerin dijital güvenliklerini geliştirmeye yardımcı olmak için firmaların ve websitelerinin birçok farklı araçlar sunduğu bu günlerde, sizin için doğru olan araçları seçmenin püf noktası nedir?

    Sizi güvende tutması garanti, dört dörtlük bir araç listesine sahip değiliz (ancak seçtiğimiz uygun araçların listesine Araç Rehberleri bölümünden ulaşabilirsiniz). Eğer korumak istediğiniz şeyin ne olduğuna ve kimden korumak istediğinize dair iyi bir fikriniz varsa, bu rehber amacınıza ulaşmak için doğru araçları seçmenizde size yardımcı olacak.

    Güvenliğin indirdiğiniz veya kullandığınız araçlarla ilgili olmadığını unutmayın. Güvenlik, size özel tehditleri belirleyerek ve bunlarla nasıl mücadele edileceğini anlayarak sağlanır. Risklerinizi Değerlendirmek isimli rehberimize göz atarak bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

    Güvenlik Satın Alınan Bir Şey Değil, Bir Süreçtir

    Kullandığınız yazılımı değiştirmeden ya da yeni araçlar satın almadan önce unutmamanız gereken ilk şey, hiçbir aracın sizi gözetime karşı tamamen koruyamayacağıdır. Bu yüzden, dijital güvenlik konusunu bir bütün olarak düşünmeniz önemlidir. Örneğin, telefonunuzda güvenli araçlar kullanıyorsanız, ama bilgisayarınıza şifre koymamışsanız, telefonunuzdaki araçların size bir faydası olmayabilir. Eğer bir kişi sizin hakkınızda bilgi edinmek istiyorsa, bu kişi bilgilerinizi edinmenin zor değil, en kolay yolunu seçer.

    İkinci olarak, kendinizi her türlü hile veya saldırgana karşı korumanız imkansızdır. Bu yüzden hangi saldırganın bilgilerinizi çalmak isteyebileceği, bu bilgilerden ne istediği, ve nasıl elde edebileceği konusuna odaklanmanız önemlidir. Eğer karşılaşabileceğiniz en büyük tehdit, internet gözetim araçlarına sahip olmayan özel bir detektifin sizi fiziksel bir şekilde takip etmesi ise, NSA'e karşı etkili olduğunu iddia eden pahalı bir şifreli telefon sistemi satın almanıza gerek yoktur. Alternatif olarak, şifreleme araçları kullandıkları için muhalif görüşlü insanları düzenli olarak hapse atan bir devletle karşı karşıyaysanız, dizüstü bilgisayarınızda şifreleme yazılımları kullandığınıza dair ipucu bırakmak yerine, daha önceden belirlenmiş bir dizi kelime kodlarını kullanmak gibi daha basit hilelere başvurmanız daha mantıklı olabilir. Gelebilecek saldırılara karşı kendinizi korumanın planlamasını yapmaya tehdit modellemesi denir.

    Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda, bir aracı indirmeden, satın almadan ya da kullanmadan önce sorabileceğiniz bazı sorular şunlardır:

    Uygulama Ne Kadar Şeffaf?

    Güvenlik araştırmacıları arasında açıklık ve şeffaflığın daha güvenli araçlara yol açtığına dair güçlü bir inanç vardır.

    Dijital güvenlik toplulukları tarafından kullanılan ve tavsiye edilen yazılımların büyük çoğunluğu ücretsiz ve açık kaynak kodludur. Yani yazılımları tanımlayan bu kod, herkesin inceleyebilmesi, modifiye edebilmesi ve paylaşabilmesi için halka açılmıştır. Programlarının nasıl çalıştığıyla alakalı şeffaf olan geliştiriciler, bu şekilde programlarındaki güvenlik açıklarını araştırmaları ve programlarını geliştirmeleri için başkalarını davet eder.

    Açık kaynak kodlu yazılımlar daha iyi güvenlik için bir fırsat sunar ancak güvenliği garanti etmez. Açık kaynak kodlu yazılımların avantajı, kodu kontrol edebilecek teknoloji uzmanlarının oluşturduğu topluluklara bağlıdır ancak bu seviyeye erişmek küçük çaplı projeler için zor olabilir (aynı şey popüler, karmaşık projeler için de geçerli olabilir).

    Bir aracı kullanmayı düşündüğünüzde, bu aracın kaynak kodunun mevcut olup olmadığını kontrol edin ve kodun güvenliğinin bağımsız bir güvenlik denetiminden geçtiğine emin olun. Yazılımlar ve donanımlar, başkalarının kontrol edebilmesi için en azından nasıl çalıştıklarını tarif eden detaylı teknik açıklamalara sahip olmalıdır.

    Uygulamanın Yaratıcıları, Uygulamanın Avantajları ve Dezavantajları Hakkında Dürüstler mi?

    Hiçbir yazılım ya da donanım tamamen güvenli değildir. Ürünlerinin limitasyonları hakkında dürüst olan yaratıcıları ya da satıcıları seçmeye dikkat edin.

    "Askeri düzey" ya da "NSA'e karşı güvenli" gibi genel açıklamalara güvenmeyin. Bu tarz açıklamalar hiçbir şey ifade etmez ve geliştiricilerin ürünlerinde gereğinden fazla güvendiklerini ya da ürünlerindeki muhtemel hataları düşünmek istemediklerini gösterir.

    Saldırganlar araçların güvenliğini kırmak için sürekli yeni yollar bulmaya çalıştığından, yazılımlar ve donanımlar açıklarını kapatmak için sıklıkla güncellenmeye ihtiyaç duyarlar. Uygulamaların yaratıcıları, bu güncellemeleri kötü reklam ya da problemleri düzeltecek gerekli altyapının yerinde olmaması korkusuyla yapmazlarsa, bu büyük bir problem teşkil edebilir. Bu yüzden bir uygulama seçerken, araçlarını güncel tutacak, ve yapılan güncelleme ile ilgili net ve dürüst olacak yaratıcıları seçmeye dikkat edin.

    Uygulama yaratıcılarının geçmişteki aktiviteleri, gelecekte nasıl hareket edeceklerine dair iyi bir göstergedir. Eğer aracın websitesi geçmişteki sorunları listeliyorsa ve düzenli göncellemelere ve bilgilere bağlantı vermişse (yazılımın en son ne zaman güncellendiği gibi), aracın yaratıcılarının bu hizmeti gelecekte de sağlayacakları konusunda daha rahat olabilirsiniz.

    Yaratıcılar Tehlike Altındaysa Ne Olur?

    Güvenli yazılım ve donanım üretenler, bu araçları üretirken, kendileri için (aynen sizin gibi) net bir tehdit modeli belirlemelidirler. En iyi yaratıcılar, ürettikleri araçların sizi ne gibi saldırılara karşı koruyabileceğini sağladıkları dökümanlarda belirtirler.

    Ancak üreticilerin düşünmek bile istemediği bir saldırgan vardır: kendileri! Ya kendileri tehlike altındaysa veya kendi kullanıcılarına saldırmaya karar verirlerse? Örnek olarak, bir mahkeme ya da bir devlet, bir şirketi elinde tuttuğu kişisel bilgileri vermeye ya da hizmet olarak sunduğu araçlarındaki korumaları ortadan kaldıracak bir "arka kapı" yaratmaya zorlayabilir. Bu tarz durumlarda yaratıcıların hizmet verdiği ülkenin hukuki yetki alanlarını değelerlendirebilirsiniz. Örneğin, kendinizi İran devletine karşı korumak istiyorsanız, Amerika merkezli bir şirket, Amerikan mahkemelerinin kararına uymak zorunda olsa bile, İranlı mahkemelerin kararına karşı direnebilir.

    Yaratıcı, devletin uyguladığı baskıya karşı dirense bile, kullanıcılarına saldırmak amacıyla bir saldırgan, üreticinin sistemine sızarak aynı sonucu elde etmeye çalışabilir.

    En dirençli araçlar, bu tarz saldırıların gerçekleşme ihtimalini gözönüne alan ve bu saldırılara karşı korunmak için tasarlanmış olan araçlardır. Bir yaratıcının kişisel verilere erişmeyeceği sözünden ziyade, erişemeyeceği iddiasına dikkat edin. Kişisel verileri korumak için mahkemelerde mücadele veren kurumlara bakın.

    Geri Çağırmaları ve İnternetteki Eleştirileri Kontrol Edin

    Ürün satan şirketler ya da bu şirketin ürünlerinin reklamını yapan hayranlar kandırılabilir, yanıltabilir ya da açıkça yalan söyleyebilirler. İlk yayınlandığında güvenli olduğu sanılan bir ürünün, gelecekte korkunç güvenlik açıklarına sahip olduğu ortaya çıkabilir. Kullandığınız araçlarla ilgili haberleri yakından takip ettiğinizden emin olun.

    Bir araçla ilgili tüm haberleri takip etmek, tek bir kişi için oldukça zordur. Belli bir ürünü ya da servisi kullanan iş arkadaşlarınız varsa, neler olduğuyla alakalı bilgilerinizin güncel kalması için onlarla beraber çalışın.

    Hangi Telefonu Almalıyım? Ya da Hangi Bilgisayarı?

    Güvenlik eğitmenleri, "Android mi alayım, iPhone mu?", "PC mi kullanayım, Mac mi?" gibi sorularla sıkça karşılaşırlar. Bu soruların basit bir cevabı yoktur. Yazılımların ve cihazların güvenlik durumları, yeni kusurlar bulundukça ve eski hatalar yamalandıkça değişir. Şirketler size daha iyi güvenlik sunmak için rekabet edebilirler, ya da güvenliklerini zayıflatmak için devletler tarafından baskı altında olabilirler.

    Ancak bazı tavsiyeler her zaman geçerlidir. Cihazınız için yayınlanan yazılım güncellemelerini kurarak cihazınızı her zaman güncel tutun. Bu güncellemeler genellikle saldırıların faydalanabileceği eski kod tabanındaki güvenlik açıklarını kapatır. Eski olan bazı telefonların ya da işletim sistemlerinin güvenlik için bile olsa artık desteklenmeyebileceğini ise unutmayın. Örneğin Microsoft, Windows Vista, XP, ve daha önceki işletim sistemleri için kritik güvenlik açıkları dahil olmak üzere yeni güncellemeler yayınlamayacağını net bir şekilde belirtti. Eğer bu işletim sistemlerinden birini kullanıyorsanız, saldırganlara karşı korunmayı beklemeyin. Aynı durum 10.11 ya da El Capitan'dan önceki OS X sürümleri için de geçerlidir.

    Artık yüzleştiğiniz tehditleri düşündüğünüz, ve bir dijital güvenlik aracında ne aramanız gerektiğini bildiğiniz için, durumunuza özel araçları daha net bir şekilde seçebilirsiniz.

    Bu Rehberde Adı Geçen Ürünler

    Bu rehberde bahsettiğimiz yazılımların ve donanımların, yukarıda listelediğimiz kriterlere uyduğuna dikkat ediyoruz. İyi niyetli bir şekilde:

    • dijital güvenlikle alakalı bilgilerimize dayanarak sağlam temelleri olan,
    • genellikle işlevleri (ve hataları) konusunda şeffaf,
    • yaratıcılarının kendilerinin tehlike altında olabileceği ihtimaline karşı savunması olan, ve
    • güncel tutulan ve büyük, teknik konularda bilgili bir kullanıcı tabanı olan

    ürünleri listelemeye dikkat ettik.

    Bu ürünlerin, rehberin yazıldığı zamanda, hatalarının geniş bir kitle tarafından incelendiğini ve bir sorun oluşması durumunda halkın hızlıca uyarılacağına inanıyoruz. Lütfen bu ürünleri incelemek için yeterli kaynaklarımızın olmadığını ve güvenlikleriyle ilgili bağımsız bir güvence veremeyeceğimizi unutmayın. Biz bu ürünleri onaylamıyoruz ve güvenli olduklarını garanti edemeyiz.

    Son güncelleme: 
    2018-04-19
  • Nasıl: Çevrimiçi Sansürü Atlatmak

    Bu metin çevrimiçi sansürü atlatma konusuna üstten bir bakış sağlamaktadır ve kapsamlı bir çalışma değildir.

    Birçok devlet, şirket, okul ve kamuya açık bağlantı noktaları internet kullanıcılarının belirli websitelerine ve internet servislerine erişimini engellemek için üretilmiş yazılımları kullanırlar. Bunlara interneti filtreleme ya da engelleme denir ve sansürün bir çeşididir. İçerik filtreleme birçok farklı biçimde gerçekleşebilmektedir. Bazen bir websitesinin tamamı engellenir, bazen belirli web sayfaları engellenebilir ve bazen de içerik, barındırdığı anahtar kelimelere göre engellenebilir.

    İnternet sansürünü atlatmanın çeşitli yolları vardır. Bu yolların bazıları sizi gözetime karşı korurken, çoğunluğu korumaz. İnternet bağlantınızı kontrol eden kişi veya kurumlar girmek istediğiniz siteyi engeller veya filtrelerse, neredeyse her zaman atlatma araçlarını kullanarak istediğiniz bilgiye ulaşabilirsiniz. Not: Güvenlik ve gizlilik sözü veren atlatma araçları her zaman güvenli veya gizli değildir. Ve "anonimlik" gibi terimleri kullanan araçlar kimliğinizi her zaman gizli tutmayabilir.

    Sizin için en iyi atlatma aracının hangisi olduğu tehdit modelinize göre değişkenlik gösterebilir. Eğer tehdit modelinizden emin değilseniz, ilgili rehberimizi okuyabilirsiniz.

    Bu rehberde sansür atlatmanın dört farklı yolundan bahsedeceğiz:

    • Vekil bir sunucu kullanarak engellenen siteye erişme
    • Şifrelenmiş vekil bir sunucu kullanarak engellenen siteye erişme
    • Sanal Ağ Sunucusu (VPN) kullanarak engellenen siteye veya servislere erişme
    • Tor Tarayıcısı'nı kullanarak engellenen siteye erişme veya kimliğinizi koruma

    Temel teknikler

    Atlatma araçları genellikle sizin internet ya da diğer trafiğinizi başka bir bilgisayar üzerinden geçirir, bu sayede trafiğinizi sansürü uygulayan makinelerin müdahalesinden kurtulur. Bu süreçte iletişiminizi yönlendirdiğiniz aracı servise vekil sunucu veya proxy denir.

    HTTPS websitelerine erişmek için kullanılan HTTP protokolünün güvenli versiyonudur. Bazen bir sansür sitenin yalnızca güvensiz versiyonunu engeller ve sizin bu siteye yalnızca alanadının HTTPS ile başlayan versiyonunu yazarak erişebilmenize imkan tanır. Bu yöntem eğer yaşadığınız filtreleme yalnızca anahtar kelimeler üzerinden yapılıyor ya da yalnızca tekil web sayfalarını engelliyorsa oldukça kullanışlı olmaktadır. HTTPS sansürü gerçekleştirenlerin sizin web trafiğinizi okumasını engeller, bu sayede hangi anahtar kelimeleri gönderdiğinizi ya da hangi tekil web sayfalarını ziyaret ettiğinizi göremez.

    Sansürcüler ziyaret ettiğiniz sitenin alan adını görebilir Örneğin, eğer "eff.org/https-everywhere" adresini ziyaret ederseniz sansürcüler "eff.org" adresinde olduğunuzu görebilir, ancak sitenin "https-everywhere" bölümünde olduğunuzu göremez.

    Eğer bu tarz basit bir engellemeden şüpheleniyorsanız, alanadının başındaki http:// yerine https:// yazmayı deneyin.

    EFF’in HTTPS Everywhere isimli tarayıcı eklentisini kullanarak HTTPS destekleyen tüm sitelerde bunu otomatik olarak aktifleştirebilirsiniz.

    Bu tarz temel sansür taktiklerini atlatmanın bir diğer olası yolu da alanadını ya da URL'yi değiştirmektir. Örneğin, http://twitter.com adresinden girmek yerine, http://m.twitter.com adresini, sitenin mobil versiyonunu kullanabilirsiniz. Websitelerini ya da web sayfalarını engelleyen sansürcüler, genellikle engellenen sitelerin eklendiği bir karaliste üzerinden çalışırlar, bu durumda da karalistede olmayan her şeye rahatça girilebilir. Sansürcüler bir websitenin tüm alanadı varyasyonlarını bilmiyor olabilirler—özellikle de site engellendiğinin farkına varıp birden çok isim satın alıyorsa.

    Web-temelli vekil sunucular

    Web-temelli vekil sunucular (http://proxy.org/ gibi) sansürü atlatmanın basit bir yoludur. Bir web-temelli vekil sunucuları kullanmak için yapmanız gereken tek şey, kullanmak istediğiniz engellenen adresi girmek; vekil sunucu istediğiniz içeriği size gösterecektir.

    Web-temelli vekil sunucular engellenen websitelerine hızlıca ulaşmak için iyi bir yoldur, ancak genellikle hiçbir güvenlik sağlamazlar ve eğer tehdit modeliniz birilerinin internet bağlantınızı izlemesini de içeriyorsa zayıf bir tercih olacaktır. Ek olarak, bunlar anlık mesajlaşma programınız gibi engellenebilecek diğer websayfası-olmayan servisleri kullanmanıza yardımcı olamazlar. Son olarak, web-temelli vekil sunucuların kendileri de, tehdit modellerine bağlı olarak, kullanıcılar için bir mahremiyet riski oluşturabilirler, sonuçta vekil sunucu çevrimiçi olarak yaptığınız her şeyin bir kaydına sahip olacaktır.

    Şifrelenmiş Vekil Sunucular

    Çeşitli vekil sunucu araçları şifreleme tekniğini kullanarak filtrelemeyi aşmanın yanında ek güvenlik özelliği de sağlar. Bağlantınız şifreli olduğundan başkaları nereyi ziyaret ettiğinizi göremez. Şifreli vekil sunucuları genelde sade, şifresiz web vekil sunucularından daha güvenli olsa da, aracı sağlayan kişiler kişisel bilgilerinize sahip olabilir. Örneğin kayıtlarında eposta adresinizi veya isminizi saklı tutabilirler. Bu, kullandığınız bu araçların size tam anonimlik sağlamadığı anlamına gelir.

    Şifreli web vekil sunucularının en basit biçimleri "https" ile başlayanlardır — bunlar genellikle güvenli websitelerinin sağladığı şifrelemeyi kullanırlar. Ancak, bu vekil sunucularının sahipleri diğer güvenli websitelerine gönderdiğiniz ve onlardan aldığınız verileri görebilirler, bu yüzden dikkatli olmanız gerekir. Ultrasurf ve Psiphon bu araçlara örnektir.

    Sanal Özel Ağlar (Virtual Private Networks)

    Bir Sanal Özel Ağ (VPN) tüm internet trafiğinizi sizin bilgisayarınız ve başka bir bilgisayar arasında şifreler ve öyle gönderir. Bu bilgisayar ticari ya da kâr amacı gütmeyen bir VPN servisine, şirketinize ya da güvenilir bir tanıdığınıza ait olabilir. VPN servisini bir kez doğru şekilde yapılandırdığınızda onu websayfaları, eposta, anlık mesajlaşma, VoIP ve diğer bütün internet servislerine erişmek için kullanabilirsiniz. VPN trafiğinize yerelden müdahale edilmesini önleyebilir, ancak VPN sağlayıcınız trafiğinizin kaydını (girdiğiniz websiteleri ve ne zaman girdiğiniz) tutabilir ve hatta bir üçüncü şahsa web gezintinizi sürekli izleme imkanı sağlayabilir. Tehdit modelinize bağlı olarak, bir devletin VPN trafiğinizi dinliyor olması ya da kayıtlarınızı elde edebilmesi ihtimali kayda değer bir risk olabilir ve bazı kullanıcılar için bu durum, VPN'in kısa vadede sağlayacağı faydadan daha önemli olabilir.

    Belirli VPN servisleri hakkında bilgi edinmek için buraya tıklayın.

    Feragatname: EFF olarak bağlantıda değerlendirilen VPN servislerine vekil olamayız. Güçlü bir gizlilik politikasına sahip olan bazı VPN servisleri hilekar insanlar tarafından çalıştırılıyor olabilir. Güvenmediğiniz VPN servisini kullanmayın.

    Tor

    Tor, size internette anonimlik vermek için tasarlanmış açık kaynak kodlu bir yazılımdır. Tor Tarayıcısı, Tor anonim ağı üzerine kurulmuş bir internet tarayıcısıdır. Tor, internet trafiğinizi yönlendirerek sansür problemini atlatmanıza yardımcı olur. (Linux, macOS ve Windows için hazırladığımız Tor kullanım rehberlerine göz atabilirsiniz).

    Tor Tarayıcısı'nı ilk defa çalıştırdığınızda, sansürlenen bir ağda olup olmadığınızı belirtebileceğiniz bir ayar penceresiyle karşılaşırsınız.

    Tor, ulusal sansürleri büyük anlamda aşmanıza yardımcı olmakla birlikte, düzgün ayarlandığında ülkenizin ağına sızmış bir düşmana karşı kimliğinizi de koruyabilir. Ancak Tor yavaş ve kullanımı zor olabilir.

    Tor'u masaüstü bilgisayarınızda kullanmak istiyorsanız, Linux rehberimizden, veya  macOS rehberimizden, veya Windows rehberimizden yararlanabilirsiniz. Ancak yukarıdaki görselde de gözüktüğü gibi, lütfen "Bağlan" yerine "Ayarla" butonuna tıkladığınızdan emin olun.

     

    Son güncelleme: 
    2017-08-10
  • Sosyal Ağlarda Kendinizi Korumak

    Sosyal ağ siteleri, İnternette kullandığımız en popüler websiteleri ve araçlar arasında. Facebook, Google+ ve Twitter'ın her birinin yüz milyonlarca kullanıcısı bulunmakta.

    Sosyal ağlar genellikle post, fotoğraf ve kişisel bilgi paylaşımı fikri üzerine kurulmuştur. Fakat aynı zamanda organizasyon ve kendini ifade etme forumlarına da dönüştü—çoğunlukla gizliliğe ve yarı-anonimliğe dayanarak. Bu yüzden sosyal ağları kullanırken şu soruları göz önünde bulundurmak gerekir: Bir yandan kendimi korurken bu siteyle nasıl etkileşim kurabilirim? Temel gizliliğim? Kimliğim? İlişkilerim ve iş bağlantılarım? Hangi bilgilerimi gizli tutmak istiyorum ve bunları kimden gizlemek istiyorum?

    Koşullarınıza bağlı olarak kendinizi sosyal medya sitesinden, sitenin diğer kullanıcılarından veya her ikisinden de korumanız gerekebilir.

    Bir hesap açarken aklınızda bulunması için bazı ipuçları:

    Bir sosyal medya sitesinde hesap açmak

    • Gerçek isminizi kullanmak istiyor musunuz? Bazı sosyal medya sitelerinin sözde "gerçek isim politikaları" vardır, ancak zaman geçtikçe bunlar daha gevşek hâle geldi. Eğer sosyal medya sitesinde hesap açarken gerçek isminizi kullanmak istemiyorsanız, kullanmayın.
    • Hesabınızı oluştururken gerekenden daha fazla bilgi vermeyin. Eğer kimliğinizi gizlemek konusunda endişeleriniz varsa farklı bir email adresi kullanın. Kayıt esnasında IP adresinizin de kaydedilebileceğini unutmayın.
    • Güçlü bir parola seçin ve eğer mevcutsa, iki aşamalı doğrulama özelliğini kullanın.
    • Cevaplarının sizin sosyal medya bilgilerinizden çıkarılabileceği şifre kurtarma sorularına dikkat edin. "Hangi şehirde doğdun?" ya da "Evcil hayvanının ismi nedir?" gibi. Şifre kurtarma sorularınız için yanlış cevaplar seçmeyi düşünebilirsiniz. Şifre kurtarma sorularınıza verdiğiniz cevapları hatırlamanın iyi bir yolu, daha güvenli olması için yanlış cevap seçmek ve seçtiğiniz cevabı bir şifre kasasına kaydetmek olacaktır.

    Sosyal medya sitesinin gizlilik politikasını kontrol edin

    Üçüncü taraflar tarafından kaydedilen bilgilerin kendilerine ait politikaları olduğunu ve bunların ticari amaçlarla kullanılabileceğini veya başka şirketlerle paylaşılabileceğini, reklam şirketleri gibi, unutmayın. Gizlilik politikalarını okumanın neredeyse imkansız olduğunu biliyoruz, ancak verilerinizin nasıl kullanıldığı, diğer taraflarla ne zaman paylaşıldığı ve yargı kurumlarının taleplerine nasıl cevap verdikleriyle ilgili kısımlara göz atmak isteyebilirsiniz.

    Sosyal ağ siteleri, genellikle kar amaçlı işletmeler, sıklıkla sizin girdiklerinizin ötesinde hassas bilgiler toplar—nerede olduğunuz, nelerle ilgilendiğiniz ve hangi reklamlara tepki verdiğiniz, başka hangi siteleri ziyaret ettiğiniz (örneğin "Like" butonlarıyla) gibi. Üçüncü tarafların cookielerini engellemek ve takip-engelleyici tarayıcı eklentileri kurmak dışarıdan gelen bilgilerin pasif bir şekilde üçüncü taraflara aktarılmasını engellemenize yardımcı olacaktır.

    Facebook ve Twitter gibi bazı sosyal ağ sitelerinin, daha etkili reklam sunabilmek için, veri brokerlarıyla iş ilişkileri bulunmaktadır. EFF'in sizlere bu takip sistemlerinden çıkmanıza yardımcı olacak rehberleri bulunmaktadır:

    Gizlilik ayarlarınızı değiştirin

    Daha kesin olarak, varsayılan ayarları değiştirin. Örneğin, postlarınızın herkese açık mı olmasını istersiniz yoksa belirli bir grup insana mı? İnsanların sizi email adresinizi veya telefon numaranızı kullanarak bulabilmesini ister misiniz? Konum bilginizin otomatik olarak paylaşılmasını ister misiniz?

    Unutmayın, gizlilik ayarları her an değiştirilebilir. Bazen bu gizlilik ayarlarını daha güçlü ve parçalı hâle getirir, bazen ise getirmez. Bu değişikliklere dikkat edin ve eskiden gizli olan bir bilginin açık hâle gelmediğinden emin olmak ve gizliliğinizi daha iyi kontrol etmenizi sağlayan yeni özellikler geldiğinde haberdar olabilmek için yakından takip edin.

    Sosyal Grafiğiniz

    Unutmayın ki sizin hakkınızdaki hassas bilgileri ortaya çıkarabilecek tek kişi siz değilsiniz. Arkadaşlarınız sizi fotoğraflarında etiketleyebilir, sizin konumunuzu bildirebilir ve sizinle olan bağlantısını birçok farklı yoldan açık hâle getirebilir. Paylaşımlardan etiketinizi kaldırabilirsiniz, ancak gizlilik geriye dönük işlemez. Bu yüzden arkadaşlarınızla sizinle ilgili nelerin herkese açık olarak paylaşılmasında sıkıntı olmadığı ve nelerin paylaşılmasından rahatsızlık duyduğunuzu konuşmak isteyebilirsiniz.

    Son güncelleme: 
    2015-02-10
Next:
JavaScript license information